Hatıralar bizi geçmişe bağlar değil mi? Anı yoksa geçmiş de yok. Geçmiş yoksa şu an yok. Şu an anlamsız ise geleğin önem teşkil etmez. Geçmiş ile gelecek arası kurulan köprünün adı şu an olmuyor mu? Hayat irili ufaklı anlardan oluşan bir lego gibi değil mi? O küçük ya da büyük lego parçacıkları birleşince ortaya bir şekil üç boyutlu bir obje çıkardı karşımıza. Bazen beğenmezdik "bu ne" der yeniden yapardık bazense bozmaya, parçalarına ayırmaya kıyamazdık. Günlerce saklardık öyle kalsın isterdik. Yap-Boz'lar vardı bir de. Orasında burasıdan çıkıntıları olan ve birleşince bütün olan yap-boz'lar eğlenceli olsun diye üstüne bizi cezbeden resimler konurdu. Bir bütün olmadan tamamlayan olmadan hiçlikti onlar. Üstündeki resim anlamsızdı. Hepsi muhtaçdı birbirine Çünkü yalnızken anlamsızlardı. Tamamlayıcılarının her zaman yanlarında olmalarını isterlerdi çünkü anlamsızlığı böyle delip geçebilirlerdi. Yalnızken anlamsız ve saçma olan bir çok şey eşleri olduğunda bir anlama bürünüyorlardı.
Düzeni kim kurdu bilmem ama düzen üzerinde doğdum. Herhangi bir siyasi rejimi kastetmiyorum düzen diyerek. En büyük düzenli düzeni kastediyorum. Kimsenin kalnız kalmayacağını öngören düzeni. Bunun içinse en büyük kanıt erkek ve dişi. Çift. İki yarım. Biri diğerini tamamlarken diğeride onun eksiklerini giderir. Çift. Çünkü başka fraksiyona yer yok. Birebir fonsiyon. Tamamlayan olduğu için yarımım asla mükemmel olamam sınırımı bilmem sadece sınırımın yarı sınırı bilebilirim. Hissedilene ya da öngülene bakılırsa yarı sınırımı aşıyorum. Zamanla sınırımıda zorlayacağım. Bunu fark ettiğimde yazacağımda..
Yine mi bireysel yazdım olmadı ama yazılarımda "ben" kelimesini kullanmayı ikinci bir emre kadar yasaklıyorum. Bu köşenin sahibi ben olduğum için de kuralları koyup kaldırma yetkisine sadece ben sahibim. Demek ki istediğim zaman kafam esince kural koyup kaldırırım. Şimdi de ikinci bir ferman yayınlıyorum; "Ben" kelimesi kullanıma açılmıştır hayırlı olsun.
Benimde yarı sınırım var değil mi? Herkesin olduğu gibi. Ben o sınırı çoktan geçtim ke nirvana mı yoksa foseptik çukuruna mı gidiyorum bilmiyorum ama şu an mutluyum. Bu anlar birleşiyor ve mutluluk katsayısı artıyor dolayısıyla...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

6 yorum:
Çift olmak birbirini tamamlayabilir; ancak yalnızlığın insana kattığı şeyler de yadsınamaz. Hatta bazen ikili ilişkilerde öyle yoruluyorum ki hani yalnızlık çok daha kolay geliyor. İnsan ilişkileri en zor sanattır, herkes çok farklı birbirinden zira.
Ancak yarını tamamlamaya karar versen de bir çok korku çıkıyor karşına ve bir zaman sonra cidden yoruluyorsun. Çünkü doğal halinle davranamıyorsun insanlara; kırılıyorlar. Devamlı yaptığın şeyleri hesaplamak zorundasın. Yalnızlığı seviyorum, dinlendiriyor beni, her ne kadar diğer yarıya ihtiyaç duyulsa da bu konuda yasak getirdim kendime, ikinci bir emirin gelmesi için de mucize gibi bir şey olması lazım sanırım :)
Tabi ki en az iki insan bir arada olduğunda çelişkiler ve anlaşmazlıklar mümkün belki de kaçınılmaz. Çünkü her insan aynı konuda ya da aynı obje hakkında farklı düşünceler olur. Paradokslar mevcuttur çünkü iki insanın olduğu yerde. Anlayış ve hoşgörü kimi zaman esneklik bu dengeyi sağlar zaten insan ilişkileri tavizler oyunu eğer kimse taviz vermeseydi yerleşik ve toplu hayatta olmazdı. Alttan alma sanatı da olabilir. Neticede bunu dengeleyen bir kuvvet var bilki tanrısal belki de içgüdüsel ama denge ve kıvam tuttumu kolay kolay bozulmaz sanırım. :)
Ne diyeyim, gençsin şevkini kırmamak lazım; ama ben eskisi gibi iyimser bakamıyorum. Eh yaşlanıyoruz artık :)
gençlerin önünü açmak lazım :P bilmiyorum ama kendi yasalarını kendin koyuyorsun ve emirleri sen uyguluyorsun senin kararın senin hayatın ayna-i marzi :)
Kendime ikinci bir kişilik oluşturmak yolunda emin adımlarla ilerliyorum. Tamamlayacak biri istemiyorum zira..
Ayrıca hayatı legolara benzetmen ilginç olmuş. Ama yazında katılmadığım o kadar çok şey var ki söylemesem iyi olucak. Kendi düşüncelerimi bir kenara bırakırsam eğer, yazın güzel olmuş diyebilirim.
Yazılarında "ben" kullanmaktan neden çekiniyorsun ki? İstediğin kadar "ben" yaz, hatta sayfayı doldur. Bencillikten veya narsistlikten dolayı anlaşılacağını düşünüyorsan eğer, saçmalıyorsun derim..İçinden geldiği gibi yaz. Bırak kelimeler aksın parmaklarından, ve bir kelimeyi kullanmamak için kendini kasma. O zaman yazmak daha zor olur.
Sanırım saçmalıyorum. Biraz daha yukardan bakmaya ve filtrelendirmemeye çalışacağım. ^^
Yorum Gönder