8 Ağustos 2008 Cuma
Bireysel Evrim v2.0
Daha önce bazı konularda daha geniş açıklamalar olacaktır demişim. Şu an yazıyı okumaya üşendim ama bu başlığı uygun gördüm. Evrime devam o halde. Başlayalım.
Daha sakin olmak lazım anladım ki. Ya da bi yerden sonra otokontrol mekanizması. Bi yerden sonra kendimi tutamayıp sapıtsam da sınırımı esnetebilirim sanırım. Elbet bir durma noktası. O zaman olaylar yatışana kadar sakin olmakta fayda var. Boş yere hır çıkarmaya gerek mi var anacım.
Olayların yatışmasını beklemek en iyisi gibi bu evrim sürecimde.
İlk yazıda büyüğümü söylemişti neox. Şu an geride 17 yıl iki gün bıraktım ama bir şey değişmedi. Belki de bu evrim birden sonlanacak ya da bitmeyecek sadece stabil olacak. Şu koca bi sene neler neler yaptım ama değişiyorum ve memnumum halimden.
Dur hoop hemşerim doğum günü neden girdi konuya evrimden sakinlikten sukünetten devam.
Ve biliyorum ki sevgili blog ve sevgili versiyon ikinoktasıfır eğer sakin olmasaydım şu an ateşler içinde yatağımda debeleniyor olacaktım ama gayet keyifliyim. Sessiz olup sorunu çözmek sorun yaratmaktan iyi.
Durup dinlemek lazım. O zaman daha iyi olacak...
Not: Bu yazının da ucu açık kaldı belki bir gün v3.0 gelir. =)
Not 2: Klavyemin shift tuşunu yaktım içinden acayip pislik çıktı valla. =)
Daha sakin olmak lazım anladım ki. Ya da bi yerden sonra otokontrol mekanizması. Bi yerden sonra kendimi tutamayıp sapıtsam da sınırımı esnetebilirim sanırım. Elbet bir durma noktası. O zaman olaylar yatışana kadar sakin olmakta fayda var. Boş yere hır çıkarmaya gerek mi var anacım.
Olayların yatışmasını beklemek en iyisi gibi bu evrim sürecimde.
İlk yazıda büyüğümü söylemişti neox. Şu an geride 17 yıl iki gün bıraktım ama bir şey değişmedi. Belki de bu evrim birden sonlanacak ya da bitmeyecek sadece stabil olacak. Şu koca bi sene neler neler yaptım ama değişiyorum ve memnumum halimden.
Dur hoop hemşerim doğum günü neden girdi konuya evrimden sakinlikten sukünetten devam.
Ve biliyorum ki sevgili blog ve sevgili versiyon ikinoktasıfır eğer sakin olmasaydım şu an ateşler içinde yatağımda debeleniyor olacaktım ama gayet keyifliyim. Sessiz olup sorunu çözmek sorun yaratmaktan iyi.
Durup dinlemek lazım. O zaman daha iyi olacak...
Not: Bu yazının da ucu açık kaldı belki bir gün v3.0 gelir. =)
Not 2: Klavyemin shift tuşunu yaktım içinden acayip pislik çıktı valla. =)
30 Temmuz 2008 Çarşamba
Ses kontrol...
Bip bip biipp cııızz...
Heh yine geldim sana eskimiyorsun ama yaşlanıyorsun be. Ama ben hala bu pencereye bakarken radiohead açıyorum ve ilk şarkı subterranean homesick alien. Tamam, burdan da konuma bağlıyabilirim güzel. =)
Hayat sensiz devam ediyor ama sen dahil olmak istediğinde "yassah almıyoruz gardaşım" demiyor. Biraz çaba biraz iyi niyet biraz da özveri lazım sanırım her konuda. Level forumlarına üye olup da aktif olmaya çekinmiştim zamanında. Burda birçok kişi tanıdım ve belki sıfır bir dergi ve forumla aktivitemi arttırmam daha iyi oldu. Ya dur konudan saptım.
He yüz yüze görüştüğüm arkadaşlarımdan çok ogz forumuyla tanıdığım arkadaşlarım var. Eskisi kadar sosyal değilim ama halimden memnumum yani. Çok fazla şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum zamanla. Ve bunlar hep benim dahil olma isteğim doğrultusunda oldu. İstediğim ölçüde katıldım tanıdım...
Vakt-i zamanında Serpil Ablanın blog'una bakardım (artık eskisi kadar yazmıyor anca ayda bir yazı yani =) ve Radiohead'in İn Rainbows albümü çıkarken çiziktirmişti oraya. bir dinliyeyim dedim, diskografisini çektim. Takma isim olarak homesick alien'ı seçmesi bi etken olmuştu tabi subterranean homesick alien'ı dinleyerek başlamamda. Ve seviyorum şu an arada giriyor playlist'ime.
Az önce forumda kendi adımı aratırken deddo'nun İzmir Buluşması öncesi merak ettiği üyelerden biri olduğumu şans eseri gördüm. (30 okunmamış yeni konuyu okumaya üşendim ve hepsini okundu saydım evet. =) Ve ben dahil olmak istediğim katıldığım için merak edilir oldum ki bu güzel bir olay. Eğer hiç bulaşmasaydım kimseyi tanıyamacaktım ve belki birçok kaybım olacaktı. Ama forum yine tıkırında dönecekti. Yine sağ sol tartışmaları olacaktı, yine animeler konuşulacaktı. Kısacası hayat devam edecekti. Bu sadece bir örnek yüzlerce binlerce sayılabilir sanki. Ama sanırım değişmeyecek bir şey var o da 'hayat biz dahil olmak istediğimiz için var.'
Dipnot: Bu arada diego sabaha karşı 4.30'da beni yazmaya teşvik ettiğin için sağol ^^
Bip bip biipp cııızz...
Heh yine geldim sana eskimiyorsun ama yaşlanıyorsun be. Ama ben hala bu pencereye bakarken radiohead açıyorum ve ilk şarkı subterranean homesick alien. Tamam, burdan da konuma bağlıyabilirim güzel. =)
Hayat sensiz devam ediyor ama sen dahil olmak istediğinde "yassah almıyoruz gardaşım" demiyor. Biraz çaba biraz iyi niyet biraz da özveri lazım sanırım her konuda. Level forumlarına üye olup da aktif olmaya çekinmiştim zamanında. Burda birçok kişi tanıdım ve belki sıfır bir dergi ve forumla aktivitemi arttırmam daha iyi oldu. Ya dur konudan saptım.
He yüz yüze görüştüğüm arkadaşlarımdan çok ogz forumuyla tanıdığım arkadaşlarım var. Eskisi kadar sosyal değilim ama halimden memnumum yani. Çok fazla şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum zamanla. Ve bunlar hep benim dahil olma isteğim doğrultusunda oldu. İstediğim ölçüde katıldım tanıdım...
Vakt-i zamanında Serpil Ablanın blog'una bakardım (artık eskisi kadar yazmıyor anca ayda bir yazı yani =) ve Radiohead'in İn Rainbows albümü çıkarken çiziktirmişti oraya. bir dinliyeyim dedim, diskografisini çektim. Takma isim olarak homesick alien'ı seçmesi bi etken olmuştu tabi subterranean homesick alien'ı dinleyerek başlamamda. Ve seviyorum şu an arada giriyor playlist'ime.
Az önce forumda kendi adımı aratırken deddo'nun İzmir Buluşması öncesi merak ettiği üyelerden biri olduğumu şans eseri gördüm. (30 okunmamış yeni konuyu okumaya üşendim ve hepsini okundu saydım evet. =) Ve ben dahil olmak istediğim katıldığım için merak edilir oldum ki bu güzel bir olay. Eğer hiç bulaşmasaydım kimseyi tanıyamacaktım ve belki birçok kaybım olacaktı. Ama forum yine tıkırında dönecekti. Yine sağ sol tartışmaları olacaktı, yine animeler konuşulacaktı. Kısacası hayat devam edecekti. Bu sadece bir örnek yüzlerce binlerce sayılabilir sanki. Ama sanırım değişmeyecek bir şey var o da 'hayat biz dahil olmak istediğimiz için var.'
Dipnot: Bu arada diego sabaha karşı 4.30'da beni yazmaya teşvik ettiğin için sağol ^^
18 Haziran 2008 Çarşamba
15 Haziran 2008 Pazar
Köşe v5.1
Defter istanbula gidiyorum çarşamba günü uzak kalacağız biraz ama oralarda yazarsam seni mahrum bırakmam. Bekle beni. :)
29 Mayıs 2008 Perşembe
Birileri ağlıyor. Aynı anda birileri gülüyor başka evlerde, başka yerlerde. Bu böyledir değil mi. Hiç bir gün dünya aynı anda gülüp aynı anda ağlamaz. Lakin diğer bir gün o ağlayan güler değil mi? Üzücü olaylar geride kalır ve birlikte gülerler. Her acı geride kalır değil mi? Zamanla hepsi önce geri dönüşüm kutusuna sonra da ordan kalıcı olarak temizlenir sadece kırıntılar kalır. Önemsiz anılar anılar olarak bilinçaltında unutulmaya yüz tutar değil mi? Tüm acılar, üzüntüler, mutsuzluklar geride kalır sonunda mutluluk sağlanır değil mi? Bu mutluluğu sağlayan da tek bir andır değil mi? Hepsini geride bırakmaya yetecek olan an. Diğer herşeyi önemsiz kılacak an. Değer biçilemeyecek olan an. Üzüntüler geride kalsa ve saf mutluluk yakalansa...
19 Mayıs 2008 Pazartesi
Köşe v5.0
Unutuldun sen de köşe. Önceliklerim arasında arka plana düştün. Sana ayıracak vakit bulamaz oldum belki de ayırmak istemedim öyle ya da böyle boş kaldın köşe. Ama hep burdasın ne kapanacaksın ne de başına başka bir şey gelecek burda kal sen karalarım seni arada ilham gelirse. ^_^
29 Nisan 2008 Salı
Tebdil-i Mekan
Temamı değiştirdim belki değişiklik işte yarar diye. Kara kara içim sıkıldı azıcık renk gelsin şenlensin diye değiştirdim. Gerçi okuyucum sınırlı ama kendime yazıyorum bu köşede. Okuyanların da başımın üstünde yeri var. ^_^
Bir kaç oturmuş yazıyı, temayı, düzeni biraz oynadım sayfayla yine pek albenili olmadı odun gibi bir yer sonuçta ne değşir ki. Eşşeğe altın semer vur eşşek yine eşşek. Neyse yenilik lazım bazen. Yeniledim seni Blogger hesabım! =)
Bir kaç oturmuş yazıyı, temayı, düzeni biraz oynadım sayfayla yine pek albenili olmadı odun gibi bir yer sonuçta ne değşir ki. Eşşeğe altın semer vur eşşek yine eşşek. Neyse yenilik lazım bazen. Yeniledim seni Blogger hesabım! =)
19 Nisan 2008 Cumartesi
benim köşem v4.0
İlham gelir ve gider. Odamı paylaştığım kuş sağolsun bu saatte anırmaya başladı. Ev halkı ayağa kalkmasını engelleyene kadar şevk kaçtı. O zaman köşeme kurulmalıyım ne yapayım sana köşe. Köşeye kurulduğum tamam ama ne anlatayım sana...
Soğuk.
Soğuk aklıma geldi. Soğuktan bahsedeyim sana. Soğuk daha güzel değil mi defter. Karşıtıyla var olduğu gerçeğini göz ardı etmek istiyorum sıcak olmasın. Vıcık vıcık olmasın. Soğuk olsun daha iyi. En azından tedbirimi alır öyle çıkarım dışarı. Kat kat giyinir çıkarım. Hafif bir ürperti derinden yaklaşır. Isınacağını bilir ve üşürsün ama güzel olur. En azından derine yapışmış her gözenekten ter fışkırmaz.
Tamam defter olmadı saçmaladım.
Eskiye özlem nedir köşe? Atari ile gece geç saate kadar oturup çok ısınmış yat dendiği an.
Olmadı köşe bundan da bir şey çıkmadı.
Amores perros geldi aklıma. Var mı böyle bir film. Varsa ben izlemedim ama beni böyle etkileyen başka bir film olmadı. Üç kişi ve tek olay. Bir anda birbirine bağlanır ve "Meksico City için bile alışılmadık türde bir vahşet doğacaktır bu hayat girdaplarından..."
Bu gece sek sek oynuyorum seninle köşe.
Voleybol oynamak istiyorum köşe. Sakatlık ve sekteye uğramak kötü ama kaşındım be köşe ben arandım ve buldum. Şimdi zıplamaya korkuyorum ve tedirginlik duyuyorum. Ayıptır söylemesi bileğimi burktum bir iki ay önce ve davul gibi bir ayağa sahiptim. Geçti ama tekrarlanmasından korkuyorum köşe. Bir an gelip patlama yaşayıp çatır çutur vurayım ki topa anca kendime geleyim iyileştiğimi kafama sokayım.
Neyse köşe daha fazla saçmalayamıyorum. Bir daha görüşene dek hoşçakal. Görüşürüz.
Soğuk.
Soğuk aklıma geldi. Soğuktan bahsedeyim sana. Soğuk daha güzel değil mi defter. Karşıtıyla var olduğu gerçeğini göz ardı etmek istiyorum sıcak olmasın. Vıcık vıcık olmasın. Soğuk olsun daha iyi. En azından tedbirimi alır öyle çıkarım dışarı. Kat kat giyinir çıkarım. Hafif bir ürperti derinden yaklaşır. Isınacağını bilir ve üşürsün ama güzel olur. En azından derine yapışmış her gözenekten ter fışkırmaz.
Tamam defter olmadı saçmaladım.
Eskiye özlem nedir köşe? Atari ile gece geç saate kadar oturup çok ısınmış yat dendiği an.
Olmadı köşe bundan da bir şey çıkmadı.
Amores perros geldi aklıma. Var mı böyle bir film. Varsa ben izlemedim ama beni böyle etkileyen başka bir film olmadı. Üç kişi ve tek olay. Bir anda birbirine bağlanır ve "Meksico City için bile alışılmadık türde bir vahşet doğacaktır bu hayat girdaplarından..."
Bu gece sek sek oynuyorum seninle köşe.
Voleybol oynamak istiyorum köşe. Sakatlık ve sekteye uğramak kötü ama kaşındım be köşe ben arandım ve buldum. Şimdi zıplamaya korkuyorum ve tedirginlik duyuyorum. Ayıptır söylemesi bileğimi burktum bir iki ay önce ve davul gibi bir ayağa sahiptim. Geçti ama tekrarlanmasından korkuyorum köşe. Bir an gelip patlama yaşayıp çatır çutur vurayım ki topa anca kendime geleyim iyileştiğimi kafama sokayım.
Neyse köşe daha fazla saçmalayamıyorum. Bir daha görüşene dek hoşçakal. Görüşürüz.
3 Nisan 2008 Perşembe
Lynx! Anlat bakalım!
Bir de baktım röportaj isteniyormuş. Çağlanın blogda gördüm ama hop hop diyerek büyüyeceğini sanmıyordum fakat güzel oldu yeni bloglar görülüyor ve bloglar arası oyun gibi oldu. Çağlayan'a teşekkürler ^^ Meşaleyi bana devredip burada bulunmamı sağlayan Ayna-i Marzi'ye teşekkürler ^^ Ve son olarak sıranın bende olduğu haberini veren Neoxolmis'e teşekkürler ^^ sanırım gevelemeye başlasam iyi olacak =)
1- Evet Mert, anlat bakalım nasıldır keyifler?
İyi diyelim iyi olsun işte ne yapalım kendi halimizde gidip geliyoruz. Ev, okul arası gidiyor hayatımız. Bu aralar tiyatro günleri var buralarda onlara uğruyorum işte. Ama eskiye göre daha iyiyim değişiklik gerekiyor bazen gereksizlerden kurulmak kısa öz olması gerekiyor. Bunu yaptım birkaç ay önce ve kabuğuma çekildim kendime yeteni tuttum yakınımda fazlalıklardan kurtuldum. =) Ceviz diyemem ama fındık gibi bir kabuk örüyorum sanırım bu aralar.
2-Şimdi lütfen bana bir meyve söyleyin ama bunda sizden bir şeyler olsun.
Sanırım hormon yüklü bir hıyar diyebilirim. Hangi hıyar horman enjekte edilerek bambaşka bir şey olmak ister ki?
3-Bana bir şarkı söyle şimdi de senin için anlamlı olsun.
Dean Martin - That's Amore listenin başını çeker.
4-Favori kahmanın olarak nitelendirdiğin birileri varsa ortak özellikleri nelerdir?
Öyle ki izlediğim tüm animeler, diziler, filmler ya da okuduğum kitaplar yani bilimum tüm kahramanı olan yapımların bu baş kişilerini seviyorum benimsiyorum hepsi orda güzel ama ayrılmasınlar kendi evrenlerinden. Spiderman'in bir bölümünde fantastic 4, iron man ve şu an unuttuğum tüm karakterleri birleştirip bir kaç bölüm çekmişlerdi ve kargacık burgacık bir şey olmuştu hepsi kendi içinde güzel öyle kalsınlar.
5-FRP karakteri seç şimdi kendine.
Pack mule olurdum. Ve en azından iş yapardım diğerlerine kafam basmazdı.
6-İki filmden iki karakter seçin lütfen.
Amores perros'dan seçerim ikisini de birincisi Octavio olur. İkinci de El Chivo.
7-7 günahtan hangisini defetmek istersin?
Menfaat üzerine kurulu bu düzen olmasın herkes menfaatleri için yaşıyor herkes menfaatleri için selam veriyor. Çıkar ilişkileri olmasın.
8-Bir "iyi ki.." bir de "keşke..." lütfen.
İyi ki durmam gereken yeri bilip ne hale geldiğimin farkına varmışım ve önceliklerimin değiştinin farkına varıp hizaya sokmuşum onları.
Keşke Level forumlarında da aktif olsaydım.
9-Son sözleriniz ise;
Bol bol için.
Yine eksik kaldı ama toparlamaya kalkarsam hepsi değilır en iyisi bu sanırım =)
Uzun bir pas ve top Zer0'da =) (tabi isterse kırmaz ise ^^' )
1- Evet Mert, anlat bakalım nasıldır keyifler?
İyi diyelim iyi olsun işte ne yapalım kendi halimizde gidip geliyoruz. Ev, okul arası gidiyor hayatımız. Bu aralar tiyatro günleri var buralarda onlara uğruyorum işte. Ama eskiye göre daha iyiyim değişiklik gerekiyor bazen gereksizlerden kurulmak kısa öz olması gerekiyor. Bunu yaptım birkaç ay önce ve kabuğuma çekildim kendime yeteni tuttum yakınımda fazlalıklardan kurtuldum. =) Ceviz diyemem ama fındık gibi bir kabuk örüyorum sanırım bu aralar.
2-Şimdi lütfen bana bir meyve söyleyin ama bunda sizden bir şeyler olsun.
Sanırım hormon yüklü bir hıyar diyebilirim. Hangi hıyar horman enjekte edilerek bambaşka bir şey olmak ister ki?
3-Bana bir şarkı söyle şimdi de senin için anlamlı olsun.
Dean Martin - That's Amore listenin başını çeker.
4-Favori kahmanın olarak nitelendirdiğin birileri varsa ortak özellikleri nelerdir?
Öyle ki izlediğim tüm animeler, diziler, filmler ya da okuduğum kitaplar yani bilimum tüm kahramanı olan yapımların bu baş kişilerini seviyorum benimsiyorum hepsi orda güzel ama ayrılmasınlar kendi evrenlerinden. Spiderman'in bir bölümünde fantastic 4, iron man ve şu an unuttuğum tüm karakterleri birleştirip bir kaç bölüm çekmişlerdi ve kargacık burgacık bir şey olmuştu hepsi kendi içinde güzel öyle kalsınlar.
5-FRP karakteri seç şimdi kendine.
Pack mule olurdum. Ve en azından iş yapardım diğerlerine kafam basmazdı.
6-İki filmden iki karakter seçin lütfen.
Amores perros'dan seçerim ikisini de birincisi Octavio olur. İkinci de El Chivo.
7-7 günahtan hangisini defetmek istersin?
Menfaat üzerine kurulu bu düzen olmasın herkes menfaatleri için yaşıyor herkes menfaatleri için selam veriyor. Çıkar ilişkileri olmasın.
8-Bir "iyi ki.." bir de "keşke..." lütfen.
İyi ki durmam gereken yeri bilip ne hale geldiğimin farkına varmışım ve önceliklerimin değiştinin farkına varıp hizaya sokmuşum onları.
Keşke Level forumlarında da aktif olsaydım.
9-Son sözleriniz ise;
Bol bol için.
Yine eksik kaldı ama toparlamaya kalkarsam hepsi değilır en iyisi bu sanırım =)
Uzun bir pas ve top Zer0'da =) (tabi isterse kırmaz ise ^^' )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
