Sanırım bir değişim süreci yaşıyorum. İlgi alanlarım değişiyor, tepkilerim değişiyor, hislerim değişiyor, tarzım değişiyor, giydiklerim değişiyor, hoşlandığım şeyler değişiyor kısacası toptan bir değişim var. Zamanla değiştiremeyeceğim şeyler dışında kalan her şey değişecek gibi geliyor. Kaçınılmaz bir olay bu. Tamam kabul. Sanırım bu yüzden yazamıyorum. Bir süre sonra farklı konularda daha uzun yazacağımı hissediyorum o ayrı.
Biraz da hayatımdaki değişikliklere bakayım şimdi. Her şeyden önce sevdiğim var. Evet, blog seviyorum. Kategorize etmeden, analizde bulunmadan böylece kabul ediyorum sevgimi. Tabi şu an ona söylemedim zaten beceremem. Yazmak daha çok hoşuma gider. Daha saf olduğuna inanırım. O da... Yok yok onun adına yorum yapmayacağım. =)
Dinlediğim müzik değişiyor. 1960 2000 arası gidip geliyorum ama 2000den bir gün ileri gitmek istemiyorum. Bunlar daha iyi en azından savundukları bir düşünce var.
Küçükken bilim çocuk alırdım. Ve bir sayısının kapağında 2000'lere geçinecek her şey bir anda değişecek gibi gelirdi. Robotlar androidler güya uzay çağı. Öyleyse neden ben hala bir yerden bir yere giderken 45 dk kaybediyorum. Basit bir hesapla: 45*2=90 (gidiş geliş) günde 1.5 saat yolda minimum. 90*30=2700 2700/60=45 yani ayda 45 saatim yollarda geçer. Durakta bekleme süresini de kat işin içine etti mi sana 2 gün. Yani bir ayda 2 günümü koskoca 2 günümü yollarda harcıyorum. Bu ne cömertlik?
İnançlarım değişiyor. Tanrıyı içimde hissediyorum ama dinler mantıklı gelmiyor artık. Tanrıyla arama bir olguyu daha ekleme gereği duymuyorum.
İnandıklarım değişiyor. An oluyor pragmatik, an oluyor septik düşünüyorum tabi bunlar çoğaltılabilir. Ne düşündüğümü bilmiyorum. Daha önce oluşturulmuş hangi kategoriye girdiğini bilmiyorum ama düşünüyorum.
Değer verdiklerim değişiyor. Oyungezer gibi bir dünya var ayrı bir dünya. Yavaş yavaş tanıyorum hepsini. Tüm oyungezerler kıymetli benim için.
Hayallerimdeki yaşa yaklaşıyorum ama hayallerimi gerçekleştirme konusunda hala net olmayan yerler var ama olsun gün gelir oralarda aydınlanır. =)
Alışkanlıklarımda değişiyor ama fark ettirmiyor ya da fark etmek istemiyorum.
Sağlığımı önemsemiyorum eskisi kadar. 60'ımı kadar yaşama istediğim var tabi bunu uzatabilme opsiyonum da var karşıma çıkacaklar doğrultusunda. Doktorların faydalı olduğunu düşünmüyorum. Bugün babannem anlattı; alt komşu gözü için doktora gidiyor biri ameliyat diyor diğeri ilaç veriyor. Bu dengesizlikte doktorlara güvenmemek ve biyolojik olarak kendi kendime iyileşmek daha iyi görünüyor gözüme.
Kıymet bilmeye başlıyorum sanırım. Değerlerim olgunlaşıyor heralde.
Değişimim kaçınılmaz ve şu an bir süreçten geçiyorum. Örneklemek gerekirse ben bir kum ve değerli taş karışımı bir birikinti olayım. Bir eleme sürecin geçiyorum değil mi. Bu eleğin küçücük deliklerinin olmasını umayım. Bir kevgir olmasın bu elek. Bu kumdaki taşlar kalsın elekte ve sadece değerli taşlar kalsın beni büyüten geliştiren...
not: daha sonra bazı konularda daha geniş açıklamalar olacaktır =) şimdilik bu kadar benden...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
Büyüyorsun. İçinde bulunduğun değişim çok normal bu yüzden...
Yorum Gönder