<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605</id><updated>2011-04-21T22:02:53.929+03:00</updated><title type='text'>Lynx lynx</title><subtitle type='html'>Aşkı tanırsan, Tanrı'yı da tanırsın</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>39</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-4093814672543210106</id><published>2009-04-20T14:29:00.001+03:00</published><updated>2009-04-20T14:29:14.448+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>-Onu çok seviyorum… Onu görünce yüzüm kızarıyor… Elim ayağıma, dilim damağıma dolaşıyor… Onu görünce çok seviniyorum… Ayaklarım yerden kesiliyor, kanatlanıp uçuyorum.&lt;br /&gt; -Onun haberi var mı peki bu durumdan… Ona açıldın mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Biz gençken, öğrenciyken, aşıkken, birine gönül düşürünce ‘açılmak durumu’ devreye girerdi… Her şey apaçık ortadayken, kıymetline açılırdın… günlerce karnın sancırdı, başın ağrırdı, heyecandan için pırpır ederdi… ‘açılmak’ demek, ‘arkadaşlık teklif etmek’ demekti… Yani zor bir işti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ve hemen imdadımıza şair Nahit Ulvi Akgün’ün ‘birisi’ isimli o nefis şiiri yetişirdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bir var aramızda&lt;br /&gt;Senin bakışından belli&lt;br /&gt;Benim yanan yüzümden&lt;br /&gt; Dalıveriyoruz arada bir &lt;br /&gt; İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki&lt;br /&gt; Gülüşerek başlıyoruz söze&lt;br /&gt; Bir şey var aramızda&lt;br /&gt; Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek&lt;br /&gt; Fakat ne kadar saklasak nafile&lt;br /&gt; Bir şet var aramızda&lt;br /&gt; Senin gözlerinde ışıldıyor&lt;br /&gt; Benim dilimin ucunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Biz gençken şiir okuyarak aşk ilan ediyor, açılıyorduk birbirimize… sonu şiir gibi bitmese de çoğu zaman, şiirden medet umuyorduk gönül sancımıza&lt;br /&gt;Biz ‘açılmak’ diyorduk o masum küçük gönül yangınlarının çıkardığı çıtırtılara… şimdi ‘çıkma’ ‘flört etme’ filan…&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;‘çıkmak’, ‘flört etmek’ durumunda da şiir var mıdır bilemiyorum… ama ruha ciladır şiir, insanın kapılarını pencerelerini kırarak açar, kalbe bol ve temiz hava dolmasını sağlar.&lt;br /&gt;Şimdinin teknolojik araç-gereç zenginliğinde belki de modası geçmiş bir durumdur bu ‘açılmak’ ve şiir sanatı… ancak karşılık görsün görmesin açılmak durumu’nda gizli ve masum bir var olma hâli vardı… çıkmak’ta ise daha fazla şeyler var… açılmak’ta yatay bir çıkma, çıkmak’ta dikey bir açılmak vardır belki de… belki ikisi de aynı kapıya çıkıyordur kim bilir… herkesin gönül hizasında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Herkes kalbi ve hayal gücü kadar seviyor, açılıyor veya çıkıyor… ve sonuçta fazla açılınca boğuluyorsun, çok çıkınca da düşüyorsun bir gün… hem bu müthiş duygu hatrına değil mi zaten, hala sürüyor ve hiç bitmeyecek bu macera:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bir şey var aramızda&lt;br /&gt; Senin gözlerinde ışıldıyor&lt;br /&gt; Benim dilimin ucunda&lt;br /&gt;        Met Üst  2006/16&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-4093814672543210106?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/4093814672543210106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=4093814672543210106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4093814672543210106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4093814672543210106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2009/04/onu-cok-seviyorum-onu-gorunce-yuzum.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-8572357499935095846</id><published>2009-04-20T14:28:00.001+03:00</published><updated>2009-04-20T14:28:54.604+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Eğer birini seviyorsan özgür bırak ve ayağına taşlar bağla. Kaçmaya çalışacaktır. Bir süre sonra bacakları çok güçlenecek. Taşları çözdüğünde çok yükseğe zıplayabilecektir. Dönerse müjde, bir çekirgeniz oldu. Dönmezse zaten hiç senin olmamıştı.&lt;br /&gt;        Cem Dinlenmiş 2009/16&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-8572357499935095846?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/8572357499935095846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=8572357499935095846' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8572357499935095846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8572357499935095846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2009/04/eger-birini-seviyorsan-ozgur-brak-ve.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-7950449786150296368</id><published>2008-12-17T17:30:00.002+02:00</published><updated>2008-12-17T19:35:00.818+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Değiş, çalkalan, otur, Eskisi gibi değil hiçbir şey. Ve hiçbir şey eskisi gibi 'temiz' olmayacak. Peki, o zaman bugün? Yeni aslında üstte yazılan satır bu satırdan daha 'iyi' yazıldı. Çünkü daha masumdu. Şu an gelecekte 'temiz geçmiş' olacak değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Neden kirlenilir?' Sorusu gelir o zaman hemen ardından. Cevap zaman olabilir. İnsanlar değişir farkında olmadan. Eskiden iyi yaptığı işleri yapamaz duruma gelebilir. Zaman zaman yakınılır ama bu o'dur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski alışkanlıklar yersiz kalır. Zamanla unutulur. Yeniler gelir eskileri arkaya ittirilir. Onlar sıkışır. Tozlu rafları temizleme zamanı geldiğinde orda olduklarının farkına varılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'60'lar, 70'ler, 80'ler, 90'lar, hatta 2000'ler ne güzeldi!' geykleri yapılır. Hafif meşrep nostajisi ile. Ama 2020'de de '2010'lar ne güzeldi!' geyiği yapılır, yapılacaktır. Çünkü geçmişe özlem hep varolacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün de güzeldi aslında. Pişmalıklarla, heycanlarla, üzüntülerle, sevinçlerle birlikte geçmişten gelip geleceğe yürümek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEçmişin kadar varsın. Geçmiş oluşturur kişiyi. Kişisel tercihler işte... Peki gelecek geçmişe sadakat ise geçmiş geleceğe ket vurmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok şey kalır geçmişte, bırakırsın orda öylece. Önceliklerinden çıkmıştır çünkü o artık. Yeni şeyler cezbeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışkanlıklar? GEçmişteki alışkanlıklar? Gelecek alışkanlıklar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal? Tavır? Düşünce? Bunların geçmiş ve gelecek varyasyonları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden yanlış gelen şeyi şimdi doğru bulmak fakat tepki göreceği için pratiğe dökememek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtirazsız kabul?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daldan dala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanımıza kâr kalan tek şey geçmiş güzel anılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, geçmiş ile gelecek arasındaki sıkışmışlıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür bir gündür, belki de o gün bu gündür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-7950449786150296368?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/7950449786150296368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=7950449786150296368' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7950449786150296368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7950449786150296368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/12/dei-alkalan-otur-eskisi-gibi-deil-hibir.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-846697575907471181</id><published>2008-10-02T21:46:00.000+03:00</published><updated>2008-10-02T21:48:12.624+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Göz yaşları kaç çeşittir? Şöyle bi bakacak olursak hüzün ve mutsuzluk, sevinç ve neşe, bilinmeyen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzsundur kötü günler geçiriyorsundur göz yaşı bezleri daha fazla tutamaz kendini salıverir ıslanır göz altı torbaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya mutluyken? Kupa falan almışsındır ya da emek vermişsindir, bunun karşılığında sevinçten dayanamaz ağlarsın ama yüzün güler bi damlası hüzün için akmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ikisi tamam net ama ya üçüncüsü? Bilinmeyen göz yaşı da neymiş, ne işe yararmış, nasıl çıkarmış? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben en son bi geçen gün yaşadım bi de bugün yaşamaya yaklaşır oldum. Okulda öğle arasında kız arkadaşımın dizine başını koyduğumda bilmeden, benden habersiz sessizce dökülmeye başladı. Anlatılmaz bir hafifliği oluyor ama anlamıyorum neden oluyor sanırım fazla doluyor ve sirkülasyonu gerekiyor. Tek hissedilen hafiflemiş ve rahatlamışlık hissi. Ve arada bir gerekiyor sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ise az önce boş bi otobüste en arkada kapının basamağına oturdum ayakta durmaya halim kalmadığını anladığımda. Aniden gözlerimde ve göğsünde bi baskı hissettim nedenini bilmediğim bir huzursuzluk vardı. Belki de bir kaç günlük farklı farklı duyguların karşımıydı ani bi baskındı bilmiyorum ama yol boyunca gözlerim yukarı bakmaktan yorulmuştu ve sadece bir dizi arıyordu başım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüsten inip eve geldiğimde toparlanmıştım ama hissettiğim duygularda güzeldi. Arada bir tazelemek lazım sanırım o suyu ne çok akmalı ne de kullanımsızlıktan bayatlamalı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-846697575907471181?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/846697575907471181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=846697575907471181' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/846697575907471181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/846697575907471181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/10/gz-yalar-ka-eittir-yle-bi-bakacak.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-7322199986368963378</id><published>2008-08-08T03:16:00.001+03:00</published><updated>2008-08-08T03:16:52.961+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kafa esti değiştirdim temayı fena olmadı he? =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-7322199986368963378?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/7322199986368963378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=7322199986368963378' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7322199986368963378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7322199986368963378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/08/kafa-esti-deitirdim-temay-fena-olmad-he.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2134464682906745593</id><published>2008-08-08T02:56:00.002+03:00</published><updated>2008-08-08T03:10:59.506+03:00</updated><title type='text'>Bireysel Evrim v2.0</title><content type='html'>Daha önce bazı konularda daha &lt;a href="http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/bireysel-evrim.html"&gt;geniş açıklamalar&lt;/a&gt; olacaktır demişim. Şu an yazıyı okumaya üşendim ama bu başlığı uygun gördüm. Evrime devam o halde. Başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sakin olmak lazım anladım ki. Ya da bi yerden sonra otokontrol mekanizması. Bi yerden sonra kendimi tutamayıp sapıtsam da sınırımı esnetebilirim sanırım. Elbet bir durma noktası. O zaman olaylar yatışana kadar sakin olmakta fayda var. Boş yere hır çıkarmaya gerek mi var anacım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayların yatışmasını beklemek en iyisi gibi bu evrim sürecimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yazıda büyüğümü söylemişti neox. Şu an geride 17 yıl iki gün bıraktım ama bir şey değişmedi. Belki de bu evrim birden sonlanacak ya da bitmeyecek sadece stabil olacak. Şu koca bi sene neler neler yaptım ama değişiyorum ve memnumum halimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dur hoop hemşerim doğum günü neden girdi konuya evrimden sakinlikten sukünetten devam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve biliyorum ki sevgili blog ve sevgili versiyon ikinoktasıfır eğer sakin olmasaydım şu an ateşler içinde yatağımda debeleniyor olacaktım ama gayet keyifliyim. Sessiz olup sorunu çözmek sorun yaratmaktan iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durup dinlemek lazım. O zaman daha iyi olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazının da ucu açık kaldı belki bir gün v3.0 gelir. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 2: Klavyemin shift tuşunu yaktım içinden acayip pislik çıktı valla. =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2134464682906745593?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2134464682906745593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2134464682906745593' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2134464682906745593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2134464682906745593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/08/bireysel-evrim-v20.html' title='Bireysel Evrim v2.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-4930108578852449960</id><published>2008-07-30T22:28:00.003+03:00</published><updated>2008-07-30T22:52:52.453+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Ses kontrol...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bip bip biipp cııızz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heh yine geldim sana eskimiyorsun ama yaşlanıyorsun be. Ama ben hala bu pencereye bakarken radiohead açıyorum ve ilk şarkı subterranean homesick alien. Tamam, burdan da konuma bağlıyabilirim güzel. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat sensiz devam ediyor ama sen dahil olmak istediğinde "yassah almıyoruz gardaşım" demiyor. Biraz çaba biraz iyi niyet biraz da özveri lazım sanırım her konuda. Level forumlarına üye olup da aktif olmaya çekinmiştim zamanında. Burda birçok kişi tanıdım ve belki sıfır bir dergi ve forumla aktivitemi arttırmam daha iyi oldu. Ya dur konudan saptım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He yüz yüze görüştüğüm arkadaşlarımdan çok ogz forumuyla tanıdığım arkadaşlarım var. Eskisi kadar sosyal değilim ama halimden memnumum yani. Çok fazla şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum zamanla. Ve bunlar hep benim dahil olma isteğim doğrultusunda oldu. İstediğim ölçüde katıldım tanıdım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakt-i zamanında Serpil Ablanın blog'una bakardım (artık eskisi kadar yazmıyor anca ayda bir yazı yani =) ve Radiohead'in İn Rainbows albümü çıkarken çiziktirmişti oraya. bir dinliyeyim dedim, diskografisini çektim. Takma isim olarak homesick alien'ı seçmesi bi etken olmuştu tabi subterranean homesick alien'ı dinleyerek başlamamda. Ve seviyorum şu an arada giriyor playlist'ime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce forumda kendi adımı aratırken deddo'nun İzmir Buluşması öncesi merak ettiği üyelerden biri olduğumu şans eseri gördüm. (30 okunmamış yeni konuyu okumaya üşendim ve hepsini okundu saydım evet. =) Ve ben dahil olmak istediğim katıldığım için merak edilir oldum ki bu güzel bir olay. Eğer hiç bulaşmasaydım kimseyi tanıyamacaktım ve belki birçok kaybım olacaktı. Ama forum yine tıkırında dönecekti. Yine sağ sol tartışmaları olacaktı, yine animeler konuşulacaktı. Kısacası hayat devam edecekti. Bu sadece bir örnek yüzlerce binlerce sayılabilir sanki. Ama sanırım değişmeyecek bir şey var o da 'hayat biz dahil olmak istediğimiz için var.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dipnot: Bu arada diego sabaha karşı 4.30'da beni yazmaya teşvik ettiğin için sağol ^^&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-4930108578852449960?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/4930108578852449960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=4930108578852449960' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4930108578852449960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4930108578852449960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/07/ses-kontrol.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-1137446262229410348</id><published>2008-06-18T21:39:00.001+03:00</published><updated>2008-06-18T21:42:10.674+03:00</updated><title type='text'>Köşe v5.2</title><content type='html'>Son 50 dk köşe yola çıkıyorum artık. Güle güle köşe-can. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-1137446262229410348?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/1137446262229410348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=1137446262229410348' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1137446262229410348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1137446262229410348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/06/ke-v52.html' title='Köşe v5.2'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-5056695966943945487</id><published>2008-06-15T12:31:00.001+03:00</published><updated>2008-06-15T12:50:30.169+03:00</updated><title type='text'>Köşe v5.1</title><content type='html'>Defter istanbula gidiyorum çarşamba günü uzak kalacağız biraz ama oralarda yazarsam seni mahrum bırakmam. Bekle beni. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-5056695966943945487?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/5056695966943945487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=5056695966943945487' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5056695966943945487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5056695966943945487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/06/ke-v51.html' title='Köşe v5.1'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-5751395010561010817</id><published>2008-05-29T23:57:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T00:04:35.477+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Birileri ağlıyor. Aynı anda birileri gülüyor başka evlerde, başka yerlerde. Bu böyledir değil mi. Hiç bir gün dünya aynı anda gülüp aynı anda ağlamaz. Lakin diğer bir gün o ağlayan güler değil mi? Üzücü olaylar geride kalır ve birlikte gülerler. Her acı geride kalır değil mi? Zamanla hepsi önce geri dönüşüm kutusuna sonra da ordan kalıcı olarak temizlenir sadece kırıntılar kalır. Önemsiz anılar anılar olarak bilinçaltında unutulmaya yüz tutar değil mi? Tüm acılar, üzüntüler, mutsuzluklar geride kalır sonunda mutluluk sağlanır değil mi? Bu mutluluğu sağlayan da tek bir andır değil mi? Hepsini geride bırakmaya yetecek olan an. Diğer herşeyi önemsiz kılacak an. Değer biçilemeyecek olan an. Üzüntüler geride kalsa ve saf mutluluk yakalansa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-5751395010561010817?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/5751395010561010817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=5751395010561010817' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5751395010561010817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5751395010561010817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/05/birileri-alyor.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-7677219691513178741</id><published>2008-05-19T21:03:00.000+03:00</published><updated>2008-05-19T21:06:31.478+03:00</updated><title type='text'>Köşe v5.0</title><content type='html'>Unutuldun sen de köşe. Önceliklerim arasında arka plana düştün. Sana ayıracak vakit bulamaz oldum belki de ayırmak istemedim öyle ya da böyle boş kaldın köşe. Ama hep burdasın ne kapanacaksın ne de başına başka bir şey gelecek burda kal sen karalarım seni arada ilham gelirse. ^_^&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-7677219691513178741?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/7677219691513178741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=7677219691513178741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7677219691513178741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7677219691513178741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/05/ke-v50.html' title='Köşe v5.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-1839950820675796969</id><published>2008-04-29T22:57:00.002+03:00</published><updated>2008-04-29T23:02:01.115+03:00</updated><title type='text'>Tebdil-i Mekan</title><content type='html'>Temamı değiştirdim belki değişiklik işte yarar diye. Kara kara içim sıkıldı azıcık renk gelsin şenlensin diye değiştirdim. Gerçi okuyucum sınırlı ama kendime yazıyorum bu köşede. Okuyanların da başımın üstünde yeri var. ^_^&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kaç oturmuş yazıyı, temayı, düzeni biraz oynadım sayfayla yine pek albenili olmadı odun gibi bir yer sonuçta ne değşir ki. Eşşeğe altın semer vur eşşek yine eşşek. Neyse yenilik lazım bazen. Yeniledim seni Blogger hesabım! =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-1839950820675796969?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/1839950820675796969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=1839950820675796969' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1839950820675796969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1839950820675796969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/04/tebdil-i-mekan.html' title='Tebdil-i Mekan'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2020961029178905833</id><published>2008-04-19T00:40:00.005+03:00</published><updated>2008-04-22T21:31:21.492+03:00</updated><title type='text'>benim köşem v4.0</title><content type='html'>İlham gelir ve gider. Odamı paylaştığım kuş sağolsun bu saatte anırmaya başladı. Ev halkı ayağa kalkmasını engelleyene kadar şevk kaçtı. O zaman köşeme kurulmalıyım ne yapayım sana köşe. Köşeye kurulduğum tamam ama ne anlatayım sana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk aklıma geldi. Soğuktan bahsedeyim sana. Soğuk daha güzel değil mi defter. Karşıtıyla var olduğu gerçeğini göz ardı etmek istiyorum sıcak olmasın. Vıcık vıcık olmasın. Soğuk olsun daha iyi. En azından tedbirimi alır öyle çıkarım dışarı. Kat kat giyinir çıkarım. Hafif bir ürperti derinden yaklaşır. Isınacağını bilir ve üşürsün ama güzel olur. En azından derine yapışmış her gözenekten ter fışkırmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam defter olmadı saçmaladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiye özlem nedir köşe? Atari ile gece geç saate kadar oturup çok ısınmış yat dendiği an. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı köşe bundan da bir şey çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amores perros geldi aklıma. Var mı böyle bir film. Varsa ben izlemedim ama beni böyle etkileyen başka bir film olmadı. Üç kişi ve tek olay. Bir anda birbirine bağlanır ve "Meksico City için bile alışılmadık türde bir vahşet doğacaktır bu hayat girdaplarından..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece sek sek oynuyorum seninle köşe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Voleybol oynamak istiyorum köşe. Sakatlık ve sekteye uğramak kötü ama kaşındım be köşe ben arandım ve buldum. Şimdi zıplamaya korkuyorum ve tedirginlik duyuyorum. Ayıptır söylemesi bileğimi burktum bir iki ay önce ve davul gibi bir ayağa sahiptim. Geçti ama tekrarlanmasından korkuyorum köşe. Bir an gelip patlama yaşayıp çatır çutur vurayım ki topa anca kendime geleyim iyileştiğimi kafama sokayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse köşe daha fazla saçmalayamıyorum. Bir daha görüşene dek hoşçakal. Görüşürüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2020961029178905833?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2020961029178905833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2020961029178905833' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2020961029178905833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2020961029178905833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/04/benim-kem-v40.html' title='benim köşem v4.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2467177873126011689</id><published>2008-04-03T23:14:00.002+03:00</published><updated>2008-04-04T00:16:36.247+03:00</updated><title type='text'>Lynx! Anlat bakalım!</title><content type='html'>Bir de baktım röportaj isteniyormuş. Çağlanın blogda gördüm ama hop hop diyerek büyüyeceğini sanmıyordum fakat güzel oldu yeni bloglar görülüyor ve bloglar arası oyun gibi oldu. Çağlayan'a teşekkürler ^^ Meşaleyi bana devredip burada bulunmamı sağlayan Ayna-i Marzi'ye teşekkürler ^^ Ve son olarak sıranın bende olduğu haberini veren Neoxolmis'e teşekkürler ^^ sanırım gevelemeye başlasam iyi olacak =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Evet Mert, anlat bakalım nasıldır keyifler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi diyelim iyi olsun işte ne yapalım kendi halimizde gidip geliyoruz. Ev, okul arası gidiyor hayatımız. Bu aralar tiyatro günleri var buralarda onlara uğruyorum işte. Ama eskiye göre daha iyiyim değişiklik gerekiyor bazen gereksizlerden kurulmak kısa öz olması gerekiyor. Bunu yaptım birkaç ay önce ve kabuğuma çekildim kendime yeteni tuttum yakınımda fazlalıklardan kurtuldum. =) Ceviz diyemem ama fındık gibi bir kabuk örüyorum sanırım bu aralar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Şimdi lütfen bana bir meyve söyleyin ama bunda sizden bir şeyler olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım hormon yüklü bir hıyar diyebilirim. Hangi hıyar horman enjekte edilerek bambaşka bir şey olmak ister ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Bana bir şarkı söyle şimdi de senin için anlamlı olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dean Martin - That's Amore listenin başını çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Favori kahmanın olarak nitelendirdiğin birileri varsa ortak özellikleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki izlediğim tüm animeler, diziler, filmler ya da okuduğum kitaplar yani bilimum tüm kahramanı olan yapımların bu baş kişilerini seviyorum benimsiyorum hepsi orda güzel ama ayrılmasınlar kendi evrenlerinden. Spiderman'in bir bölümünde fantastic 4, iron man ve şu an unuttuğum tüm karakterleri birleştirip bir kaç bölüm çekmişlerdi ve kargacık burgacık bir şey olmuştu hepsi kendi içinde güzel öyle kalsınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-FRP karakteri seç şimdi kendine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pack mule olurdum. Ve en azından iş yapardım diğerlerine kafam basmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-İki filmden iki karakter seçin lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amores perros'dan seçerim ikisini de birincisi Octavio olur. İkinci de El Chivo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-7 günahtan hangisini defetmek istersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menfaat üzerine kurulu bu düzen olmasın herkes menfaatleri için yaşıyor herkes menfaatleri için selam veriyor. Çıkar ilişkileri olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Bir "iyi ki.." bir de "keşke..." lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki durmam gereken yeri bilip ne hale geldiğimin farkına varmışım ve önceliklerimin değiştinin farkına varıp hizaya sokmuşum onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke Level forumlarında da aktif olsaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-Son sözleriniz ise;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine eksik kaldı ama toparlamaya kalkarsam hepsi değilır en iyisi bu sanırım =) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir pas ve top &lt;a href="http://reijutsu.blogspot.com/"&gt;Zer0&lt;/a&gt;'da =) (tabi isterse kırmaz ise ^^' )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2467177873126011689?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2467177873126011689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2467177873126011689' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2467177873126011689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2467177873126011689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/04/lynx-anlat-bakalm.html' title='Lynx! Anlat bakalım!'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2840883072473975074</id><published>2008-03-28T18:10:00.001+02:00</published><updated>2008-03-28T18:10:26.657+02:00</updated><title type='text'>Havadan nem</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kameraarkasi.org/kurgu/kurguevreleri.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://www.kameraarkasi.org/kurgu/kurguevreleri.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 10.40 suları&lt;br /&gt; Anlık değil mi her şey? Bir an, iki an, üç an, on an, otuz an, yüzlerce an, etti bir ömür, hayat, yaşam. Her anın bağlayıcılığı var mıdır? Her an yaptığımız şeyin hesabını verebilecek kadar cesaretimiz var mı? Peki, sevmediğimiz, nefret edip yok olmasını istediğimiz anlar? Bunlardan kurtulamaz mıyız? Neden üstüne gelir istemediklerin, çekindiklerin uzak durdukların?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Ya yılanlar herkese dokunduysa ve sadece sen kaldıysan. Ne kadar kaçabilirsin? Elbet bir gün karşılaşacaksın değil mi? O zaman neden ipleri ona veriyorsun sen köşeye sıkışıyorsun. Kaçtıklarının üstüne gitsen de sen onları sıkıştırsan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Korktukların sadece gözünde büyüttüklerin değil mi? Onları küçümseyip ezemez misin? Alaşağı edecek gücün var. Kontrol altına alamaz mısın korkularını? Bu kendini dünyanın merkezinde görmek değil. İç dünyanı zaten sen yönetiyorsun. Tek hâkim ve hükümdar sensin. Unutma sen varsan hayat var sen yoksan hayat yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Oopss! Konu ne kadar dağılmış. Asıl demek istediğime gelelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sıradan basit bir olaya bir “an” farklı başka bir “an” farklı tepki verilir. Ve bu insanın ruh halinin içine edilir ya da nötr karşılayabilir. Peki, bu kötü ruh hali ne kadar devam etmeli? Bu satırları yazınca değişir mi o ruh hali? Etkisinin olduğu kaçınılmaz fakat her şey düzelir mi? Çok mu pesimist oldum? Bu bana yaramaz optimistlik daha iyi fakat pollyanna değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu kadar yeter bakalım neler değişecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Lights! Sounds! and Action!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 11.30&lt;br /&gt; Her şey düzeldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2840883072473975074?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2840883072473975074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2840883072473975074' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2840883072473975074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2840883072473975074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/03/havadan-nem.html' title='Havadan nem'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-162191263684188572</id><published>2008-03-15T01:14:00.002+02:00</published><updated>2008-03-15T01:25:43.755+02:00</updated><title type='text'>Çicek vs. diken</title><content type='html'>Hayaller, istekler uğruna bazı şeylerden feragat edilebilir değil mi? İhtiyaç diye ifşa ettiklerimize ne kadar muhtacız? Onlar olmadan olmaz mı? Her gün internete girmek, televizyon izlemek ve bunlar gibi yüzlerce örnek. Her zaman bunları gerçekleştirmeye alışmışsın fakat hayallerin bunları gerçekleştirmeye evlerişli değilse? Vazgeçebilecek cesaretin var mı? Ya da güven duyuyor musun kendine bunlar olmadan yaşayacağına inanıyor musun? Neden olmasın? Hayal, istek, dilek, amaç. Gerçekleşince mutlu olacaksın değil mi? Her gülün dikeni var. Fakat çok da güzel bir çiceğe sahip güzel kokan, görünen. Hep bir güle sahip olmak istemişken dikeni eline battığında mızmızlanmamalısın. Her sorunun bir çözümü vardır değil mi? Yoksa sorun olmazdı..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-162191263684188572?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/162191263684188572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=162191263684188572' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/162191263684188572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/162191263684188572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/03/icek-vs-diken.html' title='Çicek vs. diken'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-4633822863516954268</id><published>2008-03-11T18:10:00.000+02:00</published><updated>2008-03-11T18:11:53.215+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Hiç, yoktan iyidir. Yoksa değil midir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-4633822863516954268?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/4633822863516954268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=4633822863516954268' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4633822863516954268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4633822863516954268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/03/hi-yoktan-iyidir.html' title=''/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-3102685683054318722</id><published>2008-03-03T22:48:00.000+02:00</published><updated>2008-03-03T22:49:22.440+02:00</updated><title type='text'>Lekesiz zihnin sonsuz ışığı..</title><content type='html'>Hatıralar bizi geçmişe bağlar değil mi? Anı yoksa geçmiş de yok. Geçmiş yoksa şu an yok. Şu an anlamsız ise geleğin önem teşkil etmez. Geçmiş ile gelecek arası kurulan köprünün adı şu an olmuyor mu? Hayat irili ufaklı anlardan oluşan bir lego gibi değil mi? O küçük ya da büyük lego parçacıkları birleşince ortaya bir şekil üç boyutlu bir obje çıkardı karşımıza. Bazen beğenmezdik "bu ne" der yeniden yapardık bazense bozmaya, parçalarına ayırmaya kıyamazdık. Günlerce saklardık öyle kalsın isterdik. Yap-Boz'lar vardı bir de. Orasında burasıdan çıkıntıları olan ve birleşince bütün olan yap-boz'lar eğlenceli olsun diye üstüne bizi cezbeden resimler konurdu. Bir bütün olmadan tamamlayan olmadan hiçlikti onlar. Üstündeki resim anlamsızdı. Hepsi muhtaçdı birbirine Çünkü yalnızken anlamsızlardı. Tamamlayıcılarının her zaman yanlarında olmalarını isterlerdi çünkü anlamsızlığı böyle delip geçebilirlerdi. Yalnızken anlamsız ve saçma olan bir çok şey eşleri olduğunda bir anlama bürünüyorlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzeni kim kurdu bilmem ama düzen üzerinde doğdum. Herhangi bir siyasi rejimi kastetmiyorum düzen diyerek. En büyük düzenli düzeni kastediyorum. Kimsenin kalnız kalmayacağını öngören düzeni. Bunun içinse en büyük kanıt erkek ve dişi. Çift. İki yarım. Biri diğerini tamamlarken diğeride onun eksiklerini giderir. Çift. Çünkü başka fraksiyona yer yok. Birebir fonsiyon. Tamamlayan olduğu için yarımım asla mükemmel olamam sınırımı bilmem sadece sınırımın yarı sınırı bilebilirim. Hissedilene ya da öngülene bakılırsa yarı sınırımı aşıyorum. Zamanla sınırımıda zorlayacağım. Bunu fark ettiğimde yazacağımda.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine mi bireysel yazdım olmadı ama yazılarımda "ben" kelimesini kullanmayı ikinci bir emre kadar yasaklıyorum. Bu köşenin sahibi ben olduğum için de kuralları koyup kaldırma yetkisine sadece ben sahibim. Demek ki istediğim zaman kafam esince kural koyup kaldırırım. Şimdi de ikinci bir ferman yayınlıyorum; "Ben" kelimesi kullanıma açılmıştır hayırlı olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benimde yarı sınırım var değil mi? Herkesin olduğu gibi. Ben o sınırı çoktan geçtim ke nirvana mı yoksa foseptik çukuruna mı gidiyorum bilmiyorum ama şu an mutluyum. Bu anlar birleşiyor ve mutluluk katsayısı artıyor dolayısıyla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-3102685683054318722?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/3102685683054318722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=3102685683054318722' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3102685683054318722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3102685683054318722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/03/lekesiz-zihnin-sonsuz.html' title='Lekesiz zihnin sonsuz ışığı..'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-7631047405540918106</id><published>2008-03-02T01:59:00.004+02:00</published><updated>2008-03-02T02:02:46.562+02:00</updated><title type='text'>Gece</title><content type='html'>Gece. Bir kaç apartmanda bir kaç ışık. O lambaların aydınlattığı insanlar, eşyalar, belkide olaylar. Hepsinin gayesi farklı fakat meşguller. Bazen o insan bazen o eşya, bazense ışığını arayanları aydınlatanlar. Belki karanlık içinde aydınlanmayı bekleyen insan. Yolu var mı o ışığı arayan insanın? Mum kadar zayıf bir ışık da olsa ışık var mı yolun sonunda? Sabaha karşı ışığını bulan ve huzurlu yatan var mıdır? O ampulle aydınlanan odadakiler keyiflidir belki. Peki uyanlar ve karanlıkta sıcak yatağına konuşlananlar. Onlar ne kaçırıyor? Herkesi gecesi farklı. Kimisi acısından uyuyamıyor kimisi sevincinden kimisinin eğlencesi, hobisi kimisi yarını düşünür bazısı yarın rutininde neler yapacağını. Geceden tat alanların sayısı mı çoktur yoksa uyuyup sağlıklı yaşarım ben gece uyku vaktidir diyenlerin mi? Peki yazanlar ilhamlarına gece kavuşanlar bu anı bekleyenler. On iki saat gece on iki saat gündüz. güneş var ay var. Düzen içinde. Ay ve güneş devir teslim törenini eksiksiz yerine getiriyor. Gece uyanık olanlar bunu yerine getirir mi? Gece sessizlikte oturan azınlık Lynx'in ilhamı bitmiş zaten daldan dala atlamış keser artık burda bu gece çevresinde dönen sıçramaları bir etkisi olup dünyayı değiştirse neyine her şey aynı kalsa neyine o yattı. Geceyi takip edemiyor. Çünkü gündüz yaşayan çoğunlukla sunduğu görseliği takip etmesi, seyir haline geçmesi gerekir. Çoğunlukla yapması gerekenler var gece açık değiller ki. Ne çoğunluğun eksiği ne azınlığın fazlası var sadece zorunlulukları var bunu seçiyorlar alternatifleri olmadığından. Bunları karalayan Ay ve Güneşin devir teslimine şahit olamadan güneşi karşılama hazırlanır ne kadar daldan dala gittiğinin farkında olarak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-7631047405540918106?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/7631047405540918106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=7631047405540918106' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7631047405540918106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7631047405540918106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/03/gece_02.html' title='Gece'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-6765069307385676401</id><published>2008-02-27T22:25:00.004+02:00</published><updated>2008-02-27T23:07:07.736+02:00</updated><title type='text'>benim köşem v3.0</title><content type='html'>selam köşe bundan sonra bu köşenin adeti olsun yazarken müzik dinleyeceğim ne ne dinlediğimi yazacağım. Evet açılış cat stevens-wild world. Cat ne adamdı ya küçükken dinlerdim (0-7) sonra her türk genci gibi pop dinledim (7-10) sonra yabancı pop (10-12) sonra moda rock grupları (12-16) sonra yani şu an da rahat ettiğim müziği dinliyorum aslında her zaman rahat ediyordum ve zevk alıyordum dönemin koşullarına göre bakılınca en iyisini dinlemişim aslında. He ne diyordum cat yani yusuf (islam) bilmiyorum doğru yolu buldu mu bulmadı mı ama diskografisi şart oldu =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek güzel bir haberin var sana internet hayatımdan bu yana kotasız diye debelendim ve nihayet önümüzdeki ay kotam ne kadar oldu acaba derdi olmadan indireceğim diskografileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağzımdaki baklayı görmek istermisin köşe gerçi daha ıslanmadı bile ama olsun. Bak bu da bakla;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım nip/tuck da quentin için söylenmişti. "Başkalarının zayıflıklarını yüzüne vurarak kendini yükseltemezsin." Ne kadar vahşice değil mi? özümüz gibi atalarımız gibi. Güçlü olan ayakta kalır. Güçsüz olmayı kim seçti? Kim ben bu oyunda güçsüz aciz bir karakter canlandıracağım derki? En basitinden futbol oyunlarında oyuncu yaratırken forvet yaparız oyuncumuzu. Gol atsın, göze batsın, bir numara olsun diye. Evet biliyorum başka etkenlerden dolayı burda kesmek zorunda kaldım. İlhamın içine ettiler. Kapattım burda köşe güle güle belki v3.1'de görüşürüz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-6765069307385676401?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/6765069307385676401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=6765069307385676401' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/6765069307385676401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/6765069307385676401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/benim-kem-v30.html' title='benim köşem v3.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2370489994496589254</id><published>2008-02-23T01:05:00.002+02:00</published><updated>2008-02-23T01:21:13.847+02:00</updated><title type='text'>sığınmacı ve kaçakçı bilinçaltı</title><content type='html'>bu aralar moda bir deyim var "bi şekilde". açıklanamayan tıkanılan anda cuk diya "bi şekilde". Ne şekilde o da açıklanamaz. Hatta bilgi seviyesinin düşük olmaması gereken okulumuz felsefeci bile tıkandığında bir şekilde. (okullarda ki eğitimde tartışılır tabi) bende kaç kere söz alıp iğnelemelerde bulundum ama diline yapışmış bir kere. Misal "her şey bi şekilde bir şekilde giriyor ve bunun sonucunda bi şekilde bi şeyler oluyor. fakat bi şekilde bir şeylere olurken aynı zamanda bi şekilde başka bir şeyde bir şekilde başka şey oluyor." gibi. böyle anlamsız ve sığınmacı bir deyim. bana saçma geliyor "bi şekilde" cümleye "bi şekilde" girince o cümle beni tatmin etmiyor yetersiz geliyor çünkü amacına ulaşmamış. Evet ben kullanmıyor ve bir zaaf olarak görüyorum. yersiz bir deyim. nerden çıktı onuda bilmem ama bir gün aniden fark ettim ki herkes bi şekilde "bi şekilde"yi kullanır olmuş. her duyduğumda gülmeden edemiyorum. en basitinden; su bi şekilde şişeye giriyor. gibi bir örnek verilebilir. bunun yerine doğru sözcüğü kullanmak çok zor. yetersizliği ele vermemek için bir kaçış ve olaydan yırtma deyimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonuçta hayat "bi şekilde" akıp gidiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: bu kadar yazı açıklayıcı olmuştur heralde derdimi anlatmama çünkü daha derine inecek vaktim yok şu an bilgisayarın kapanması lazım belki başka zaman...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2370489994496589254?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2370489994496589254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2370489994496589254' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2370489994496589254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2370489994496589254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/snmac-ve-kaak-bilinalt.html' title='sığınmacı ve kaçakçı bilinçaltı'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-5514499562140756076</id><published>2008-02-20T18:05:00.003+02:00</published><updated>2008-02-20T18:58:23.144+02:00</updated><title type='text'>Benim köşem v2.0</title><content type='html'>evet köşe bu ayki 2. gelişim bu köşeye. Bu köşeyi doldururken anima dinlemeye karar verdim açılışı yağmurla gelen'de kıldım. Mızıka ne güzel bir alet değil mi köşe? böyle içli içli sanki ağlıyormuşçasına hüzünlü. Aslında çok basit alet. Bir kaç delik sen üfle ses çıksın. Basitte notaya pek ihtiyaç yok saçmala gitsin. Rahatlatan bir ton bul ve devam ettir kolay ama değil mi köşe? Bu arada şarkı bitti köşe bu sefer son şarkı çalışıyor o da güzel. Anima da biraz melankolik sanki ama güzeller seviyorum ayrı bir tatları var. dağılmışlar hem de yazık oldu üzüldüm. Orda makinadaki ayıların bas gitarcısı da çalıyordu. Neyse köşe anladık burda özgürüm saçmalamaya müsamaha var ama abartmıyım, değil mi köşe? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim gelelim sebeb-i ziyaretime;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bu aralar alıngamın heralde köşe. Çünkü yakın bir zamandaki (hatta çok yakın :D) yapığım bir hatadan dolayı suçluluk duyuyorum. Ve bu duygudan kurtulana kadar istemsiz olarak yaptığım herşeyde suçluluk hissediyorum. Kendimide üzüyorum ve hırpalıyorum. Etrafıma da zarar veriyorum belki. Bu da bir geçiş süreci sanırım ama farklı şeyler hissediyorum bu geçiş sürecinde. Evet dengesizim ama ne yapabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam bugünlük kesiyorum köşe güle güle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-5514499562140756076?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/5514499562140756076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=5514499562140756076' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5514499562140756076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/5514499562140756076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/benim-kem-v20.html' title='Benim köşem v2.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-8923108476661537845</id><published>2008-02-15T00:26:00.006+02:00</published><updated>2008-02-15T00:49:00.407+02:00</updated><title type='text'>başlığı yok bunun tanımı yok...</title><content type='html'>Seviyorum. Adı sevgi ve ölçütü, birimi, tanımı yok. Ondan bahsederken sevdiğim aklıma geldiğine kalbim daha hızlı çarpıyor ve bunu fark edebiliyorum. Onunlayken, konuşurken mutlu oluyorum daha rahat ve huzurlu oluyorum. Bu yeterli değil? Bence yeterli. Biliyorum ki az önce düşündüklerimi tam anlamıyla yazıya aktaramayacağım. Konuşurken daha da beceriksizim. Kelimelerle oynamak buradan ulaşmak kendi üslubumla söylemek daha doğru geliyor bana. Ve değer veriyorum. Ayrı bir yere koyuyorum köşesi ayrı zihnimde. Kalbim zaten tek odalı başkasına yer yok. Uzun vadeli bir açık hesap adeta her zaman yeri belli. Gece rahat uyuyorum, sabah mutlulukla uyanıyorum. Şu an ellerim işlevini görmüyor fakat içim kıpır kıpır yerinde duramıyor 3 yaşındaki bir hiperaktif gibi ordan oraya sekesi geliyor. Paylaşabileceğim şeylerin daima var olduğuna inanıyorum. Bocalıyorum ama aksamıyorum çünkü düştüğümde yanımda onun olacağını hissediyorum. Ne oldu bana yazamıyorum ama mutluyum kaldım öylece yatacağımı söyledim çok geç kalmayacağım demekki uyuma vakti. Şimdi yatacağım uyandığımda ise gözdeye günaydın diyerek başlayacağım güne. Ve tüm gün iletişim halinde olacağım bu monoton görünen günler bana mutluluk veriyor. Yalnız değilim sanki. Yalnız kaldığımda bile aklımda oluyor bana güç veriyor. Geç oldu sanki en azından yarın uzun bir gün. Gözdenin yeri ayrı ve rezervasyonu yapıldı. Şimdi yatmazsam kızar bana çünkü geç kaldım ama yatıyorum gözde aklımda sen varsın. Bilinçaltımda da sen varsın hep yanımdasın adeta ne güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler blog. İyi geceler okur. İyi geceler gözde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve söz verdim kendime gözdenin düşündükleri hakkında yorum yapıp akıl yürütmeyeceğim onun söylemesi doğru... Artık zamir yok isim var. Gözde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-8923108476661537845?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/8923108476661537845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=8923108476661537845' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8923108476661537845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8923108476661537845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/bal-yok-bunun-tanm-yok.html' title='başlığı yok bunun tanımı yok...'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-1492718746356034033</id><published>2008-02-09T03:30:00.000+02:00</published><updated>2008-02-09T04:10:21.487+02:00</updated><title type='text'>Bireysel evrim...</title><content type='html'>Sanırım bir değişim süreci yaşıyorum. İlgi alanlarım değişiyor, tepkilerim değişiyor, hislerim değişiyor, tarzım değişiyor, giydiklerim değişiyor, hoşlandığım şeyler değişiyor kısacası toptan bir değişim var. Zamanla değiştiremeyeceğim şeyler dışında kalan her şey değişecek gibi geliyor. Kaçınılmaz bir olay bu. Tamam kabul. Sanırım bu yüzden yazamıyorum. Bir süre sonra farklı konularda daha uzun yazacağımı hissediyorum o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da hayatımdaki değişikliklere bakayım şimdi. Her şeyden önce sevdiğim var. Evet, blog seviyorum. Kategorize etmeden, analizde bulunmadan böylece kabul ediyorum sevgimi. Tabi şu an ona söylemedim zaten beceremem. Yazmak daha çok hoşuma gider. Daha saf olduğuna inanırım. O da... Yok yok onun adına yorum yapmayacağım. =) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlediğim müzik değişiyor. 1960 2000 arası gidip geliyorum ama 2000den bir gün ileri gitmek istemiyorum. Bunlar daha iyi en azından savundukları bir düşünce var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken bilim çocuk alırdım. Ve bir sayısının kapağında 2000'lere geçinecek her şey bir anda değişecek gibi gelirdi. Robotlar androidler güya uzay çağı. Öyleyse neden ben hala bir yerden bir yere giderken 45 dk kaybediyorum. Basit bir hesapla: 45*2=90 (gidiş geliş) günde 1.5 saat yolda minimum. 90*30=2700 2700/60=45 yani ayda 45 saatim yollarda geçer. Durakta bekleme süresini de kat işin içine etti mi sana 2 gün. Yani bir ayda 2 günümü koskoca 2 günümü yollarda harcıyorum. Bu ne cömertlik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnançlarım değişiyor. Tanrıyı içimde hissediyorum ama dinler mantıklı gelmiyor artık. Tanrıyla arama bir olguyu daha ekleme gereği duymuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnandıklarım değişiyor. An oluyor pragmatik, an oluyor septik düşünüyorum tabi bunlar çoğaltılabilir. Ne düşündüğümü bilmiyorum. Daha önce oluşturulmuş hangi kategoriye girdiğini bilmiyorum ama düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değer verdiklerim değişiyor. Oyungezer gibi bir dünya var ayrı bir dünya. Yavaş yavaş tanıyorum hepsini. Tüm oyungezerler kıymetli benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayallerimdeki yaşa yaklaşıyorum ama hayallerimi gerçekleştirme konusunda hala net olmayan yerler var ama olsun gün gelir oralarda aydınlanır. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışkanlıklarımda değişiyor ama fark ettirmiyor ya da fark etmek istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlığımı önemsemiyorum eskisi kadar. 60'ımı kadar yaşama istediğim var tabi bunu uzatabilme opsiyonum da var karşıma çıkacaklar doğrultusunda. Doktorların faydalı olduğunu düşünmüyorum. Bugün babannem anlattı; alt komşu gözü için doktora gidiyor biri ameliyat diyor diğeri ilaç veriyor. Bu dengesizlikte doktorlara güvenmemek ve biyolojik olarak kendi kendime iyileşmek daha iyi görünüyor gözüme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıymet bilmeye başlıyorum sanırım. Değerlerim olgunlaşıyor heralde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişimim kaçınılmaz ve şu an bir süreçten geçiyorum. Örneklemek gerekirse ben bir kum ve değerli taş karışımı bir birikinti olayım. Bir eleme sürecin geçiyorum değil mi. Bu eleğin küçücük deliklerinin olmasını umayım. Bir kevgir olmasın bu elek. Bu kumdaki taşlar kalsın elekte ve sadece değerli taşlar kalsın beni büyüten geliştiren...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: daha sonra bazı konularda daha geniş açıklamalar olacaktır =) şimdilik bu kadar benden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-1492718746356034033?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/1492718746356034033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=1492718746356034033' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1492718746356034033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1492718746356034033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/bireysel-evrim.html' title='Bireysel evrim...'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-1566644165328241224</id><published>2008-02-06T14:35:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T14:52:17.652+02:00</updated><title type='text'>Benim köşem v1.0</title><content type='html'>Evet bu başlık benim köşem ve bu köşede kendime sınırsız özgürlük hakkı tanıdım. Yani daldan dala atlaya bilirim, tek cümle yazıp bırakabilirim ya da daha sonra belki üstüne yazı yazacağım bir konuyu burda düşünebilirim... Ama burda özgürüm çünkü özgürlüğümü kısıtlayacak bir otorite yok. Tıkandığımda buraya yazacağım kafama göre saçmalayacağım. Evet saçmalama konusunda da özgürüm ama mantıklı saçmalayacağım kuru saçma olmayacak yani =) özünü belirttiğime göre daldan dala atlayabilirim =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mrclown, ayna-i marzi ve neox teşekkür ediyorum. Çünkü ufkumu açtınız ve sosyal amaç güdmeden sadece kendim için yazacağım ve sizlerle paylaşacağım. bu blog'u takip edenlere sunacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meyveyi var eden ağaçtır. "hegel"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;henüz meyveyim ve yazarak ağaç olmak istiyorum. pat diye üstün harikulade yazılar çıkaramam bunu beklemek de aklın ucundan geçirmekte hata olur. yazayım ki gelişeyim... =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve birkaç giriş sözcük öbekleri burda kalsın belki lazım olur =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kirli çıkı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;reşit saltanatı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapısal içsellik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yol ver yolcu. Bırak geçeyim. Sen kendi yoluna git, ben kendi yoluma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırım bu kadar yeter devamı sonra =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özgür köşem benim köşem =) (çok mu megaloman oldu ne =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-1566644165328241224?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/1566644165328241224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=1566644165328241224' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1566644165328241224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/1566644165328241224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/02/benim-kem-v10.html' title='Benim köşem v1.0'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-3587743944017844202</id><published>2008-01-18T21:17:00.001+02:00</published><updated>2008-01-18T21:25:14.587+02:00</updated><title type='text'>Lynx'den sevigili okurlarına not =) (kaç okurum var ki =)</title><content type='html'>Eğer kendimi tekrar edersem biri beni uyarır mı ki? biri artık monotonsun der mi? yeni şeyler üret yeni gözlemler yap diyen olur mu ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 kasımdan beri yazıyorum yani 2 ay 23 gündür yazıyorum ve gittiği yere kadar karalayacağım bitti diyene kadar yazacağım ama eğer monoton olursam tekrarlarsam kendimi okuyanlardan biri söylesin ki açımı değiştireyim. &lt;br /&gt;Çok uzakta değilim her zaman burdayım =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-3587743944017844202?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/3587743944017844202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=3587743944017844202' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3587743944017844202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3587743944017844202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/01/eer-kendimi-tekrar-edersem-biri-beni.html' title='Lynx&apos;den sevigili okurlarına not =) (kaç okurum var ki =)'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-7278342955166400665</id><published>2008-01-18T18:23:00.000+02:00</published><updated>2008-01-18T18:45:17.969+02:00</updated><title type='text'>Bıraktığın gibi...</title><content type='html'>Bireysel olarak kontrol edemediğin neler var bu dünya da? Hangi olaylar senden istemsiz gelişiyor hayatında? Hâkim olamadıkların neler? Peki ya elinden gidenler kaybettiklerin ya da ayrıldıkların...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, ayrılıp geri dönmek üzere söz verdiklerin... Ayrılık kaçınılmaz ama ya vuslat... Hasret olmadan vuslat olur mu? Ayrıldın ve senin hayatının çizgisi değişti. Yıllar geçti ve sen onu gördün... Konuştun sordun "hayat nasıl?" aldığın cevap "bıraktığın gibi"... Sen o kadar değer vermişsin yıllarca yeniden görmeyi hayal etmişsin ve böyle samimiyetten uzak defol dercesine bir cevap... Hiç bir olgu bırakıldığı gibi kalmıyor maalesef... Hiç bir insan bıraktığın gibi saf, temiz, hiç bir nesne bıraktığın gibi taze, aşınmamış, hırpalanmamış... Hiç bir şey bir şey elimizde değil aslında sadece yönünü değiştirebiliyoruz belki de biraz ivme veriyoruz. Ama şu kesin ki hiç bir olgu bırakıldığı gibi kalmıyor değişime uğruyor kaçınılmaz düzeyde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: bugün ki ilham bu kadarmış belki tamamlarım daha sonra...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-7278342955166400665?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/7278342955166400665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=7278342955166400665' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7278342955166400665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/7278342955166400665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/01/braktn-gibi.html' title='Bıraktığın gibi...'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-862359770019498764</id><published>2008-01-06T03:15:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T21:52:14.777+02:00</updated><title type='text'>hayat ne kadar kısa...</title><content type='html'>Her şey ne kadar kısa... bir sigara gibi adeta... Yanıyor, alevleniyor, kıvama gelip güzelleşiyor ve bitiyor... Tıpkı aşk gibi... Hoşlanılıyor, seviliyor, bağlanılıyor,  doruk noktasına varılıp her şey harika oluyor ve bir taraf terk edip bitiyor... Aynı bir oyun gibi... Öğreniliyor, usta olunuyor ve bir bakmışsın bitmiş... Sanki spor gibi... Çaylak oluyorsun, profesyonel oluyorsun, iyi takımda ter döküyorsun ve bir de bakmışsın ki yaş geçmiş emekli olmuşsun... Aynı okul gibi... Anaokulu; her şey tozpembe, ilkokul; hafif sorumluluklar ama hala çocuk, ortaokul hala çocuk ama daha fazla şey biliyor, lise; ayak yerden kesilmeye başlar yavaş yavaş benlik kazanır sorumluluklarının farkına varır, üniversite; artık özgürdür ne yaparsa ceremesini çeker ve bununda sonu gelir kolektif ve aynı zamanda nispeten bireysel eğitim biter... Tıpkı bir gün gibi uyanır, çeşitli badireler atlatır ve uyur... Tıpkı bir kitap bir film gibi... Giriş yapılır ısınılır konuya, heyecan başlar ve sonuçlanır... Sanki tuvalet kâğıdı gibi monotonca görevini yapar ve karton silindiri görünür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnekler çoğaltılabilir istendiğinde ama görünen o ki doğa ana kanunları "başla ve bit" komutlarını üzerine kurmuş "ilk ve son" "hasret, vuslat" "siyah, beyaz"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bize bir seçme yetkisi tanımış. "arasını doldur koymuş" adını ve sen doğduğun bu "kokuşmuş ve saf" dünyaya geldiğinde başla komutunu vermiş. Bit komutuna kadar boşluğu doldur demiş ve sıra sıra noktalı yere sen istediğini yaz diye "iyi kötü" birçok alternatif koymuş. Yaşanacak güzel olaylar, nadide duydular, eşi bezersiz hisler bahşetmiş. Kötü olayları da koymuş kenara fakat seçme şansı tanımış. Ama unutmamalısın ki ne yaparsan yap mutlu olacağın bir yönde yürü. "keşke"leri azalt ve pişman olma dizginleri eline. Hayatının geri kalanını uzun vadeli yaşa. Sadece sen yoksun ve tren kalktı kimisi yakaladı kimisi kaçırdı yenisi gelir umudu içinde... Sen nerdesin? Hangi kompartımandasın? Kompartımanına isim ver... Hayalin sadece hayal olmasına izin verme kendine söz ver ve hatırla onu... Yakaladıysan treni ne mutlu... Peki yakaladın mı? Eğer kaçtıysa yenisini yarat sadece kendi trenin olsun ve önündeki rayları sen döşe... Ne duruyorsun ki yola çık...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-862359770019498764?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/862359770019498764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=862359770019498764' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/862359770019498764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/862359770019498764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/01/hayat-ne-kadar-ksa.html' title='hayat ne kadar kısa...'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2506500178149028418</id><published>2008-01-02T15:29:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T21:46:02.330+02:00</updated><title type='text'>Aklımızdan geçenlerle dudaklarımızdan dökülenler örtüşür mü hep ?</title><content type='html'>Aklımızdan geçenlerle dudaklarımızdan dökülenler örtüşür mü hep? Yoksa her zaman bir filtre ile mi dolaşmak zorundayız? Niye hep istediğimizi söyleyemeyiz birini kıracağımızdan mı yoksa birinin önüne geçip onu arkada bırakacağımızdan mı? Niye bunlardan korkarız çok mu paylaşmayı seviyoruz yoksa dozunda bencil olamıyor muyuz? Hep kendimizden mi ödün veriyoruz? Kendimizi sevemediğimizden ve sorumluluktan kaçtığımızdan mı gerçek yüzümüzü dış dünyaya insanlara açmıyoruz? Yoksa keşfedilip ortaya çıkıp şımaracağımızı mı düşünüyoruz? Yoksa insanların bizi angarya altına alacağından şüphe edip mi vuruyoruz ağzımıza prangayı? Aslında bilgimizi düşüncemizi paylaşmamak bencillik değil midir? "gerekli" insanlardan kaçarak "ben kendime yeterim" düşüncesi mi hakim? Bilinçaltımız bize bir oyun mu oynuyor? Yoksa test etmekten mi korkuyoruz? Doğruyu yanlış, yanlışı doğru mu görüyoruz? Doğduğumuzda elimize bir defter verildiğini ve yaptığımız iyi, kötü her şeyi istemsiz kaydettiğini unutuyor muyuz? Kumar oynadığımız farkında değil miyiz? İstediğimizi söylediğimizde ödül de alabiliriz yerin dibine de göçebiliriz? Bu riskten mi kaçıyoruz? Kaçıp öylece sıradan aynı zamanda istikrarlı bir hayat daha mı makul? İstikrar tekrar değil mi monotonluk değil mi? Çizgimizi ayarlayabildiğimizi unutuyor muyuz? Çemberimizin çapını istediğimiz gibi ayarlayabiliriz fakat yine başkalarının ayarlamasına izin veriyoruz? Toplum bizi mi arıyor ki onların normlarına uyalım? Düşüncelerimiz farklı değil mi? niye karşımızdakinin duymak istediğini söylüyoruz? Neden bu kadar soru üretiliyor? İstikrarlı bir yönde monoton hayat devam ederken niye sorulara ihtiyaç duyuluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü aslında kendimiz için yaşadığımızı unutuyor ve başkaları için yaşadığımız varsayıyoruz dersi ebeveyn için çalışıyoruz. Parayı aile için kazanıyoruz. Neden kendimiz için bir şeyler yapmıyoruz? Biraz da kendimiz için yaşayalım bireysel aktivitelerden kaçıp bir nevi sorumluluktan kaçıp takım aktivitelerine yöneliyoruz çünkü alınacak sorumluluk bölünüyor ve daha az iş düşüyor oysa tek başımıza ayakta durabilecek gücü kendimizde bulduğumuzda yani istediğimiz söyleyip istediğimizi yaptığımızda daha özgür olmaz mıyız çünkü yaptığımızın ceremesini çekeriz ya da ödülünü alırız. Aldığımız risk oynadığımız kumar... Hep kumar oynamaz mıyız? Birine bir şey deriz cevabı bilmeden söyleriz cevap pozitif olduğunda mükâfatını alacağımızı negatif olunca onun altında ezileceğimizi biliriz... İnsanları özgür bırakmaktan, yalnızlıktan korkarız... Ama yalnızken yanımıza gelen dış dünya canlıları bizim dostumuz olur... Onlar özel olur kakara kikirinin önüne geçer bizi önemsedikleri sürece önemsenmeyi hak ederler ve bu onların mükâfatı olur... Kim gelir yanımıza yalnızken, kim hatırlar "iyi çocuktu bu" diye? Sadece dostlardan ibaretler... Onlar için nerdesin? Senin için onlar nerde senin düşüncelerin var düşündüğün kadar varsın hayallerin uğruna hayattasın... Şu an buradasın bunu okuyorsun fakat destende bir tek kart var o da hayatın... Sen çizersin sen kurarsın çemberini kim belirliyor? Sınırlarını kim çizdi? Sen çemberin kadar varsın ve sen çemberinin çapısın... o kadar büyüksün o kadar genişsin yaşam saatlerini sen belirler nefes ritmini sen belirlersin fakat sen bu kadar mısın yoksa fazlası olabileceğini mi "düşünüyorsun" ? Düşündüklerini neden engellersin? Serbest kalsın ve tepkilere bak belki kazanırsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı yaratırken ademi yanına havvayı vermiş, çiçeği vermiş poleni esirgememiş, cıvata demiş ardından somun demiş, fişi yaratmış priz lazım demiş ve sistemi kurmuş homo sapiens'i özgür bırakmış ama içine 3 karşı konulmaz dürtü bırakmış&lt;br /&gt;Yemek içmek ve sevişmek... Dizginlerini kontrol edebilirsin ya da bunları bırakabilirsin ama düşüncelerinle elde edersin bunları dudaklarından döküldükçe gerçek olur... Sen hayattasın ve elinde sadece düşüncelerin hayallerin ve hayatın var sen istediğin gibi kullan bunları, bunlar üzerine savaşını ver kazanana kadar durma hayat senin sen şekillendir çemberini sen çiz düşüncelerin doğrultusunda dile geldikçe...  Unutma ki kayıttasın ve zaman senin aleyhine işine yaracak şeyleri kullan ve bundan çekinme... Sen varsın ki hayatın var senin çevrende her şey fakat bu diğer hayatların senin için olduğunu göstermez... Hayallerin için çaba sarf et elde ettiğinde yetinmeyi bil... Şimdi hayatını yönlendirenleri ve bunun üzerine uygulamaları gör... Bilir rollerden biride köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek pöf noktalardan biri de bu... Hayatını yaşa istediğin gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: blogspot'un safığı tuttuğunda metinimin çoğu güme gitti arta kalanlar bunlar silinenler başka yazıda ortaya çıkar umarım kusuruna bakmayın bundan sonra tedbirimi alacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not2: bu blogspotta öğrenmemem gereken çok bir çok şey daha var bu yazı 09 Aralık 2007 Pazar da yazıldı =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2506500178149028418?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2506500178149028418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2506500178149028418' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2506500178149028418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2506500178149028418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/01/aklmzdan-geenlerle-dudaklarmzdan.html' title='Aklımızdan geçenlerle dudaklarımızdan dökülenler örtüşür mü hep ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2942161527485711467</id><published>2008-01-02T14:43:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T21:50:05.122+02:00</updated><title type='text'>sıra sıra evler, blok blok gökdelenler...</title><content type='html'>Etrafımızda ne kadar çok ev var? Ne kadar çok bina, iş hanı var? Blok blok binalar içinde programlanmış insanlar... Herkesin mecburiyeti var dışına çıkmak ise çok zor... Alışılmışın dışına çıkmak çemberin çapını büyütmek... İnsanlar sürüdeki koyunlar gibi hareket ediyor sınıflandırılıyor ve benliğini bulamayan ve aidiyet duygusuna sahip olamayan fakat bu duyguya sahip olmak isteyen bilinçsizler ise bir güruha ait olmak için sınıf arıyor buluyor ona bürünüyor öyle yaşıyor... Kalıp kalıp düşünceler, bir kaç tip insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa en başında böyle miydi? Her yer bomboş ve sahipsizdi. İsteyen istediği gibi yaşardı ve tek ihtiyacı bir mızrak, bir bakır bıçak ve iki çakmak taşı... Yeterli değil miydi? Yeterdi elbet peki o zaman neden bu açgözlülük? Amaç karnını doyurmak değil mi? zaten zaruri ihtiyaç listesi gayet azdır barınma, açlık hissini giderme ve cinsel dürtüler... Barınma için mağara vardı. Açlık hissi için mızrak ve çakmak taşı vardı. Sevişmek içinse her zaman olduğu gibi dişi ve erkek vardı. Fakat her şeyin amacı dışında kullanılması gibi ateşte amacının dışına çıktı ve kerpiç, beton, tuğla ve türevi olgular doğdu. Ham maddeyi üst üste dizdi üstünü kapattı ve ev oldu zaten her yer boş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 domuz ve kurdu herkes bilir. Hani şu samandan ev, tahtadan ev ve betondan ev yapan domuzlara kurdun gelip üfürmesini anlatan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezegenin bomboş olduğunu düşünürsek kimse kimseye çomak sokmadan yaşıyorlardı ve samandan ev bile yeterliydi... Ama açgözlülük sayesinde bu yeterlilik durumu alaşağı edildi ve önce tahtadan olmalı düşüncesine kapıldı insanoğlu... Bu yeterken daha lüks daha üst sınıftan olma uğruna betonu aradılar ve buldular... Şimdi her şey güzel görünüyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ta ki aç gözlülüğün son noktası buharın işe karışmasına kadar... Sanayi devrimi denmiş emek ve alın teri arka plana itilmişti... Ve emperyalizm ile kapitalizm düşüncelerinin tohumları atılmıştı... Buharında etinden sütünden derisinden faydalanıp tükettikten sonra toprak altına bir boru ve hop! Petrol... Sınırlar zorlanıyordu ama hala gezegen ses etmiyordu... Şimdi her şey daha iyiydi... Görünüşte... E=mc.mc, ampul, elektrik, telgraf, silah, barut, thompson, sten, mp44, otomobil... Lüks markalı gaz lambaları, 45'lik plaklar, özgür akımlar, kocaman radyolar, siyah beyaz televizyonlar, çizgi romanlar, teksas, tom miks, zagor... comodore 64, atari, amiga, ahizeli ve gelişmiş telefon, internet, moda akımları, etlerin pazarlanması, yaşam kalım olguların tek olduğu düşüncesi, şehvet, uçak, tank, keleş, mayın, petrol ve nükleer güç... Ötesi ne? Gezegen dışı... Uzay mekiği, hubble, uydular, gps, samanyolu, galaksi ötesi, robotlar... Bunların peşinde artık insanoğlu... Fakat beni etkileyen ne umurumda mı mars venüs satürn... Peki, senin peki onun umurumda mı? bizi etkiler mi ki yoksa sadece güç ve açgözlülük duygularının tatmini mi...?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2942161527485711467?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2942161527485711467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2942161527485711467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2942161527485711467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2942161527485711467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2008/01/sra-sra-evler-blok-blok-gkdelenler.html' title='sıra sıra evler, blok blok gökdelenler...'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-6707151988343459261</id><published>2007-11-25T15:52:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T18:25:50.248+02:00</updated><title type='text'>Okul... çok mu gerekli ?</title><content type='html'>doğdumuzda inanılmaz bir hayalgücü bahşeder tanrı bize bir konuyla başka bir konuyla absürdce bağlarız ama mantığı olur çünkü hayalgücümüzün ürünüdür... biz yaratırız bize mantıklı gelir üretiriz sürekli istemsizce... ta ki kreş, anaokulu, okul öncesi, ilköğretim, orta okul, lise üniversite, ve diğer safhaları bu evrelerden geçince o hayalgücünden eser kalmaz hepsi erir yok olur bir kalıba sokuluruz... hayatımıza katkısı nedir fiziği bilince her şeyin kütlesi olduğunu bilince bir şey değişir mi hayatta ya da E=m.c.c bilince atomun bölünmesinde bir şey değişiyor mu ? biz bilince ne oluyor ? hayatta işimize yaracağından fazla bir şey bilince ve bunları unutunca bu vakit kaybı olmuyor mu ? en baba bölümü bitirdin lisede birincilikle sayılı üniversitelerden birine dereceyle girip dereceyle bitirdin ve iş bulamadın sahil kasabasına yerleştin (tıpkı antik çağda olduğu gibi) sakin güzel bir yer sabah çıkıyorsun balığını avlıyorsun akşamına da yiyorsun gayet güzel sakin şimdi burda o üstün bilgilerinin yararı ne ? bu bilgileri kendi başımıza öğrenmemiz daha iyi değil mi ? sadece işimize yarayanı almak daha iyi değilmi "bir taşı şu hızda şu yönde şu ivmeyle atarsan böyle olur" &lt;br /&gt;bilgisimi daha kalıcıdır yoksa 10 20 30 50 60 denemeden sonra öğrenilen taş atma bilgisi mi&lt;br /&gt;daha kalıcıdır ? her şey dayatılır ve uymak zorundayız gerekli gereksiz... denemek öğrenmek ve&lt;br /&gt;işimize yarayanı almak daha doğru değil midir ? bırakın hayalgücümüz yaşasın ve biz iç dünyamızda mutlu olmaya sakin hayatımızı&lt;br /&gt;sürdürmeye devam edelim... sınıflandırılmaya kalıba sokulmaya ihtiyacımız yok herkes aynı olmasın düşüncelerimizle var olalım farklı olalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-6707151988343459261?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/6707151988343459261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=6707151988343459261' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/6707151988343459261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/6707151988343459261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/okul-ok-mu-gerekli.html' title='Okul... çok mu gerekli ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-9094042444072930436</id><published>2007-11-25T13:52:00.000+02:00</published><updated>2008-01-07T21:56:24.500+02:00</updated><title type='text'>Şiddetten çok mu uzağız ?</title><content type='html'>Şiddet bize henüz küçükken aşılanmıyor mu? Çocukken yapığımız şeyler bellidir çizgi filmlerin başında saatler geçiririz, oyuncaklarımız olur oynarız ve gördüklerimiz karşısında sınırsız hayal gücümüzü kullanırız... Çizgi filmlerde hep şiddet ve zararlı alışkanlıklara teşvik yok mudur? Temel reisi izleriz bizim temel kabasakalı döver safinazı kurtarır, jerry önce yamuk yapar sonra tom'dan kaçar, bugs bunny ona buna dalaşır sonra kıvrak zekâ ve aldatma mühimmiş gösterilip diğerlerinin önüne geçer, coyote her türlü insafsız ve cani hamlelerle road runner'ı yakalamaya çalışır, tazmanian devil etrafa korku salar en güçlü olduğunu ispatlar bunu abartarak yapar gerçekte de tazmanya canavarı vahşi ve güçlü bir hayvandır fakat bu kadar abartmaya lüzum yoktur, o kümesin bekçisi köpeğe dalaşan horoza ne demeli süreli huzur kaçırıyor ve bunu eğlence olarak gösteriyor örnekler çoğaltılabilir... Peki ya oyuncaklarımza ne demeli? Maddi durumu yeterli her ailenin evladının mutlaka bir action man'i ya da power ranger'ı olmuştur hiç olmadı pazardan iki üç kuruşa onların dandikleri alınır... Bunlarla güllük gülistanlık gezelim tozalım diye oynanır yoksa birbirlerine çarptırarak dövüştürerek mi? Tabi dövüş esas alınarak çünkü onu görürüz onu benimseriz insanların birbirini ezmesini güç mücadelesi içine girmesini severek izleriz ve uygularız sonra bu duygu bir parçamız olur bizim... Hayvan yavruları "vahşi" dünyaya alışmak için kendi aralarında dövüşürler oyun farz ederler bunu çünkü onlara acıyacak biri olmayacaktır hayatlarında... otoburlar da kaçmayı koşmayı tabanları yağlamayı öğrenir. Anne karnındaki gebelik dönemi bitip doğdukları anda ilk yaptıkları iş ayağa kalkmak sonra da beslenmektir çünkü hayat acımasız ve yerde kalanı yemeyi yok etmeyi bekler... Âdemle Havva mantıklı gelmez bana çünkü şu an hayvanlar gibi yaşıyoruz eğer onlar gibi Uygar ve yüce yaratıklar olsaydık birbirimizi avlamayı beklemezdik birlikte yaşardık kimsenin önünü kesmeye çalışmazdık kimseye çelme çakmaya çalışmazdık düzeni birileri kurar ve ona uymayanı ezerler adeta sindirirler...&lt;br /&gt;Bir de insan ön adını taşıyoruz hayvanlar gibiyiz hatta daha kötü tüketiyoruz, kullanıyoruz,&lt;br /&gt;Kullanılıyoruz, sevişiyoruz ve eziyoruz... Otobüs kuyruğunda öne geçip avantaj sağladığımızı&lt;br /&gt;Düşünüyoruz, birinin önünü kestiğimizde geleceğiyle oynadığımızda seviniyoruz hatta başkalarına anlatıp gülüyoruz, birisiyle göz göze geldiğimiz aldığımız cevabın "ne bakıyon lan" olma ihtimali "yardımcı olabilir miyim ?" den yüksek... Şiddet her yerde... Dayatan kargaşa istiyor ve başarıyor biz de aksini istediğimizde emre itaatsizlikten mahkûm durumuna düşebiliyoruz...&lt;br /&gt;Şiddet bize empoze ediliyor ve karşı koyamıyoruz çünkü küçüklikten alışmışız adeta kurbağıyı sıcak suya koymak gibi; kurbağayı alıp direkt sıcak suya koyarsanız ayağı değer değmez zıplar ve kaçar fakat kurbağayı orta halli ılık bir suya koyarsanız o suyu sever içinde biraz yüzer alışır daha sonra sıcaklığını yavaş yavaş arttırırsanız fark etmez su ısınmaya devam edince kurbağa çırpınır kaçmaya çalışır yapamaz istediğimiz sıcaklığa geldiğinde su kurbağanın kaçacak gücü kalmamıştır ve kurbağayı sıcak suya koymuş olursunuz... "insan" dünyasında da işler böyle yürümüyor mu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-9094042444072930436?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/9094042444072930436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=9094042444072930436' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/9094042444072930436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/9094042444072930436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/iddetten-ok-mu-uzaz.html' title='Şiddetten çok mu uzağız ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-3777005615175931054</id><published>2007-11-25T03:23:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T16:33:44.561+02:00</updated><title type='text'>Sevgi nedir sevgili nedir ?</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Öhöm… Sevgi nedir?! Sevgili nedir?!&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;Sevgi ile aşk arasındaki fark nedir ?!&lt;br /&gt;Aslında pek fark yoktur herkesin kafasında farklı yerlerde farklı sıralarda yer etmiştir. Ama özü sevgi sadakate dayanır. Fakat sevginin de türleri vardır. Her şey sevilir ama biri farklı sevilir o özel olur. İşte özel burada ortaya çıkar. Aslında sevginin türü en başında belirlenir.&lt;br /&gt;Bir keskin çizgiyle iki büyük türe ayrılır sevgi ve tabi ki her halükarda sevgiyi besleyen mezeler araya girer. Bu iki zıt kutuptan biri paylaşıma, yoldaşlığa, dostluğa dayalıdır. Diğeri ise tek başına şehvettir.&lt;br /&gt;Şehvete dayalı sevgi çabuk sömürülür ve tükenir ortak pek bir şey yoktur. Çünkü önemsenmez bunlar. Duygular çok kısa sürede sömürülür ve bir şey kalmaz. Tamamen sömürü mantığına dayanır ve bozulan toplumlarda kültürel yozlaşmanın sonucu ortaya çıkar. Bu tip basit, yavan ilişkiler. Elde sıfır kalana dek tüketilir ve yollar ayrılır. Ve bozuk toplumda bunu matah bir şeymiş gibi söyler, anlatır, dayatır…&lt;br /&gt;Yoldaşlık ve beraber ilerleme gayesindeki sevgi ise daha üstün duygulara değer verir ve onları yüceltir. Amaç; saygı, sevgi, ortak değerler, paylaşım, zorluklara beraber karşı koyma, eksikleri kapatma, değer verme, değerleri yüceltme olmakla beraber bu olgular sevgiyi yükseklere taşır, büyütür, uzun soluklu keşfedilecek şeylerin sayısını sonsuza yaklaştıran bir macera haline getirir. Mutluluk olgularını basite indirger ama bu asla ilkinin seviyesinin düşmesi değil küçük şeylerle mutluluğu akabinde daha büyük ortak tek bir mutluluğu sağlar. Hata ve sorun katsayısı bu sayede sıfır yakın bir değer alır. Çünkü sömürü değil; birken iki, ikiyken “bir” olmak esas alınır. Önemli olan aynı havayı solumak, aynı anda aynı şeyleri hissetmektir. Aynı payda da buluşmaktır esas gaye. Sömürü yerine çoğaltma duygusu ağır bastığından yaşanılacaklar bitmez. Tek nefeste değil tüm yaşam boyu bitmez yapılacaklar listesi bu sayede. Adeta sonsuzdan geri saymak gibi...&lt;br /&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-3777005615175931054?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/3777005615175931054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=3777005615175931054' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3777005615175931054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3777005615175931054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/sevgi-nedir-sevgili-nedir.html' title='Sevgi nedir sevgili nedir ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-8315726596552962999</id><published>2007-11-25T03:20:00.000+02:00</published><updated>2008-01-04T18:41:29.891+02:00</updated><title type='text'>Yazıların iç Yüzü</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span&gt;Yazdıklarım ve yazacaklarım  mutlaka bir ya da nadiren birkaç kişide gördüğüm hoşuma giden ya da düzeltilmesi gerektiğine inandığım yönlerini buraya aksediyorum o kadar.    Bu gözlemi yapabileceğim ortam olduğu için mutluyum ve onlara sonsuz minnetlerimi sunuyorum. Onlar sayesinde yazabiliyorum, öfkelerimi dizginleyip uygun vakitte defterimle paylaşıyorum yoksa çok farklı bir yerde olurdum şu an. Tekrar tekrar okuyup ders çıkarma ve “bir dahakinde hazır olacağım.” dememi sağlıyor aynı zamanda. Öykü yazmıyorum çünkü senaryoyu devam ettirme zorunluluğu var. Ama böyle kısa aktarımlarda daha etkileyici ve özü yerinde, dağılmayan paragraflar oluşuyor. Uzun lafın kısası hepsi birine itafen yazılıyor ve duygu patlaması sırasında aniden ortaya çıkıyorlar. Çevremdeki beni tanıyan ya da uzaktan sadece bir kez gördüğüm herkese teşekkürü borç bilirim. Onlar sayesinde kendimi ehlileştiriyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-8315726596552962999?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/8315726596552962999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=8315726596552962999' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8315726596552962999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/8315726596552962999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/yazlarn-i-yz.html' title='Yazıların iç Yüzü'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-3975732436045541091</id><published>2007-11-25T03:19:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T03:20:26.351+02:00</updated><title type='text'>Sürüden ayrılan koyunu hep kurt mu kapar ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sadece olduğun gibi kimseye özenmeden yaşayın. Sadece gözlem yapın, hoşunuza gideni kendinize uyarlayın. Yoksa bir şeyi görür görmez hemen kendine edinirsen bu özentilik olur ve kendini yok edersin. Artık sürünün içindeki bir koyun olursun. Seni özel yapan bir şey kalmaz, zamanla yok olur. Kendi yaratıcılığını kullanıp geliştire bilirsin özel şeyler. Ve her zaman ilk en iyi olur, diğerleri anılmaz. Ayrıca sadece kendi yaptıklarıyla ilgi çekmeye çalışırlar. Fakat sadece kendi denkleriyle yaşarlar, “yok ve hiç” olup giderler. Hiçbir doktrine, hiçbir siyasi görüşe, hiçbir sosyokültürel yapıya bir zerre sahip olamadan bilinçsizle güdülüp giderler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-3975732436045541091?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/3975732436045541091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=3975732436045541091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3975732436045541091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/3975732436045541091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/srden-ayrlan-koyunu-hep-kurt-mu-kapar.html' title='Sürüden ayrılan koyunu hep kurt mu kapar ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-4814093094815387206</id><published>2007-11-25T03:17:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T16:37:12.669+02:00</updated><title type='text'>Her zaman yanında biri var mı ?</title><content type='html'>&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;O sadakat en güzeldir…&lt;br /&gt;Çünkü yalnız değilsindir. Sıfatı hiç önemli değildir. Sevgili, dost, arkadaş… Paylaştığın anda dinlenmek, gözünüzün içine bakarak dinlenmek, anlatırken rahatlamak, rahatlarken mutlu olmak, huzur bulmak içini dökmek… Karşılık beklenmeden dinleyen, her an dinlemeye hazır olan, her zaman paylaşan, her zaman bir şeyler katan. Hiç görüşmesen de bir haber geldi mi yardım etmesi yanında olması güzel bir kazanım bu kişinin sayısı artmaz ve iki üç beş olmaz hep bir ve hep seninledir. Özeldir ve yanındadır hep...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-4814093094815387206?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/4814093094815387206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=4814093094815387206' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4814093094815387206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/4814093094815387206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/her-zaman-yannda-biri-var-m.html' title='Her zaman yanında biri var mı ?'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2803995811762178078</id><published>2007-11-25T03:16:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T03:17:00.703+02:00</updated><title type='text'>Ne kadar dinliyoruz ne kadar anlıyoruz ne kadar aktarıyoruz</title><content type='html'>Kendimizi anlatabildiğimiz zaman ya da karşımızdaki bizi anladığı vakit daha iyi konuşmaya daha iyi yaşamaya daha sağlıklı ilişkiler kurmaya başlarız. Ama eğer karşımızdakinin seviyesi bizden düşükse ya da anlamak istemiyorsa bizi, biz onun tezlerini savunan düşünceler zikrettiğimizde bile karar değiştirip üstümüze yürürler. Bizi anlamazlar ayrıca kendileriyle çelişip, kendi kendine erir ve yok olurlar. Zaten hiç “var” olmamışlardı ki. Bir şeyler öğrenip “taşıyıcı” olabilirlerdi. Ama anlamak ve dinlemek istemedikleri için “hiç” olurlar ve boş bir hayat olarak kimseye bir şey katmadan yok olurlar. Yok, olduktan sonra kimse adını hatırlamaz ve isimleri bir ifade etmez. Çünkü hiçbir şey katmamışlardı ki hayata…!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2803995811762178078?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2803995811762178078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2803995811762178078' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2803995811762178078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2803995811762178078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/ne-kadar-dinliyoruz-ne-kadar-anlyoruz.html' title='Ne kadar dinliyoruz ne kadar anlıyoruz ne kadar aktarıyoruz'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2061136518301567163</id><published>2007-11-25T03:15:00.001+02:00</published><updated>2007-11-25T03:16:08.673+02:00</updated><title type='text'>Az ve öz olması mı çok ve gereksiz olması mı</title><content type='html'>Söyleyecek çok sözüm, dinleyecek çok az kimsem var ama anlatmak istediklerimi diğerleri anlarsa bu dünyaya bir nokta iz bıraktım demektir. Fakat beni dinleyenler çerçevesinde kocaman bir nokta bıraktım demektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2061136518301567163?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2061136518301567163/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2061136518301567163' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2061136518301567163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2061136518301567163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/syleyecek-ok-szm-dinleyecek-ok-az.html' title='Az ve öz olması mı çok ve gereksiz olması mı'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6579009545858444605.post-2917357123970785592</id><published>2007-11-25T03:09:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T03:14:36.485+02:00</updated><title type='text'>Herkese muhalefet lazım</title><content type='html'>Benim için yapabileceğiniz en iyi şey tezlerimi ve düşüncelerimi çürütmekten ibarettir. Tezlerimin çürütülmesi beni daha doğru düşünmeye sevk eder. Oturaklı kararlar vererek daha gerçekçi düşünceler içerisine girebilirim. Ve istediğim çizgide var olabilirim. Neticede düşüncelerimizle ters düşecek ve tartışacak ne kadar çok karşıt düşünce olursa bizi doğru yola itecek o kadar çok kuvvet olur ve istediğimiz çizgiye oturabiliriz….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6579009545858444605-2917357123970785592?l=defteriminarkayuzu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/feeds/2917357123970785592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6579009545858444605&amp;postID=2917357123970785592' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2917357123970785592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6579009545858444605/posts/default/2917357123970785592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://defteriminarkayuzu.blogspot.com/2007/11/herkese-muhalefet-lazm.html' title='Herkese muhalefet lazım'/><author><name>Lynx lynx</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05893504768183189176</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_dB0wpzley3o/R5DsAoyM8kI/AAAAAAAAAAk/RQaALMaD7BU/S220/kişisel+yalnızlık.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
